Aliağa'da Aile Terapisi
Aynı gerginliğin herkesi yorduğu aileler için.
Aileler terapiye çoğunlukla "bizim ailemizde bir sorun var" diyerek gelmez. "Çocuğumuzda bir sorun var" diyerek gelirler. Okulla ilgili bir şikâyet, sabahları başlayan karın ağrıları, kapıların çarpılması, akşam yemeğinde kimsenin konuşmaması. Bir kişi işaretlenmiştir ve herkesin dikkati oradadır.
Bazı ailelerde tablo daha sessizdir. Kimse bağırmaz, kimse kapı çarpmaz; ama evde konuşulamayan bir konu vardır ve herkes onun etrafından dolaşır. Ya da iki kuşak arasında yıllardır süren bir gerginlik, artık kimin neye kırıldığı hatırlanmadığı hâlde her buluşmada yeniden canlanır.
Aile terapisinin çıkış noktası şudur: bir aile üyesinde görünen zorluk, çoğu zaman yalnızca o kişiye ait değildir. Ailenin kendi düzeni içinde ortaya çıkar ve orada sürdürülür. Bu, ailenin suçlu olduğu anlamına gelmez — tam tersine, kimsenin tek başına yaratmadığı bir örüntüden söz ediyoruz. Ama değişimin de yalnızca bir kişiden beklenemeyeceği anlamına gelir.
Görüşmeleri Aliağa'daki ofiste yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online olarak sürdürebiliriz.
Aile Terapisi Bireysel ve Çift Terapisinden Nasıl Ayrılır?
- Danışan aile sistemidir. Odaklandığım şey bir birey ya da ikili bir ilişki değil, üç ve daha fazla kişinin oluşturduğu bütündür. İkili ilişkideki tıkanmalar için çift terapisi daha uygun bir çerçevedir.
- Belirti sistemin içinde okunur. Bir çocuğun okul sorunu, bir gencin öfkesi ya da bir eşin çekilmesi çoğu zaman tek başına bir sorun değil, aile düzenindeki bir gerilimin en görünür ucudur.
- Hakemlik yapmam. Kimin haklı olduğuna karar vermek terapinin işi değildir. Bu, ailelerin evde zaten denediği ve işe yaramadığı için terapiye geldiği bir yöntemdir.
- Çok yönlü tarafsızlık. Her seansta herkesin duyulduğunu hissetmesini gözetirim. Bu, hiç kimseyi tutmamak değil; herkesi aynı ölçüde tutmak anlamına gelir.
- Kuşaklar hesaba katılır. Ailelerin çoğu, farkında olmadan bir önceki kuşaktan devraldığı kuralları uygular. Bu kuralları görünür kılmak, onları değiştirilebilir hâle getirir.
Hangi Konularda Çalışıyoruz?
- Aile içi iletişim kopuklukları ve sürekli tekrarlayan tartışmalar
- Sınır ve rol karmaşası: kimin neye karar verdiği, kimin kimden sorumlu olduğu
- Ergenlik dönemindeki çatışmalar, özerklik ve denetim gerilimi
- Kardeşler arası çatışma, kıskançlık ve ayrımcılık algısı
- Kuşaklar arası gerilim: büyükanne-büyükbaba ile ebeveynlerin çatışan tutumları
- Ailenin yapısının değişmesi: doğum, taşınma, evden ayrılma, yeniden evlilik ve üvey kardeşlik
- Ayrılık sonrası ebeveynliğin sürdürülmesi ve iki ev arasındaki tutarlılık
- Yas, kayıp ve ağır hastalıkların aile düzeni üzerindeki etkileri
- Bir aile üyesinde depresyon, anksiyete ya da başka bir ruhsal zorluk olduğunda ailenin bununla kurduğu ilişki
- Aile içinde konuşulamayan konular: borç, bağımlılık, geçmiş kırılmalar
Çalışmanın merkezinde ebeveyn tutumları varsa ve çocuğun seansa katılması gerekmiyorsa ebeveyn danışmanlığı, çocuğun kendisiyle bireysel çalışılması uygunsa çocuk terapisi ya da ergen terapisi daha uygun bir çerçeve olabilir. Hangisinin size uyduğu ilk değerlendirmede netleşir.
"Sorun Çocukta" Dendiğinde
Aile terapisinde sık karşılaşılan bir tablo vardır: ailenin tamamındaki gerginlik, tek bir üyenin belirtisi üzerinden konuşulur. Bu üye genellikle bir çocuk ya da ergendir. Herkes onun düzelmesini bekler, o da giderek "sorunlu olan" rolüne yerleşir.
Bu tabloyu ailenin bir kusuru olarak görmüyorum; bir kişide toplanan endişe çoğu zaman ailenin geri kalanını bir arada tutan bir işlev görür. Ama uzun sürdüğünde iki şeye yol açar: o çocuğun kendisini gerçekten kusurlu görmesi, ve ailenin asıl gerilim kaynağının konuşulmadan kalması. Terapide yaptığımız şey suçu başka birine devretmek değil, dikkati kişiden örüntüye kaydırmaktır.
Ailede Tekrarlayan Örüntüler
Ailelerin anlattığı sorunlar birbirinden çok farklı görünse de, tıkanmanın biçimi sınırlı sayıda örüntüye indirgenebilir. En sık karşılaştıklarım:
- Üçgenleşme. İki kişi arasındaki gerilim doğrudan konuşulmaz, üçüncü bir kişi üzerinden yürütülür. Çoğunlukla bu üçüncü kişi bir çocuktur ve iki tarafa da sadık kalmaya çalışırken sıkışır.
- Koalisyon. Aile içinde kuşaklar arası ittifaklar kurulur: bir ebeveyn ile bir çocuk, diğer ebeveyne karşı aynı safta yer alır. Bu, kısa vadede rahatlatır, uzun vadede ebeveynlik işbirliğini çökertir.
- Sınırların bulanıklaşması. Herkesin her şeyi bildiği, kimsenin özel alanının olmadığı bir düzen ile herkesin birbirinden kopuk yaşadığı bir düzen, iki uçtur. İkisi de yakınlığı zorlaştırır.
- Rol tersinmesi. Bir çocuk, yaşının ötesinde bir sorumluluk üstlenir: ebeveyni teselli eder, kardeşlerine bakar, evin duygusal düzenini korur. Dışarıdan olgunluk gibi görünür, içeriden yorgunluk yaratır.
- Eleştirel iklim. Ailenin genel tonu eleştiri, aşırı ilgi ya da sürekli endişe üzerine kurulduğunda, aile üyesindeki zorluk daha güç iyileşir. Bu ilişki ruh sağlığı araştırmalarında en iyi belgelenmiş aile bulgularından biridir.
Aile Terapisi İşe Yarıyor mu?
Aile terapisi ve sistemik müdahaleler, kanıt tabanı görece geniş olan psikoterapi alanlarındandır. Randomize kontrollü çalışmaların bir araya getirildiği derlemeler; çocukluk ve ergenlikteki davranış sorunları, kaygı ve depresif belirtiler, yeme sorunları ve madde kullanımı gibi başlıklarda aile temelli çalışmaların anlamlı katkı sağladığını ortaya koyuyor. Yetişkin alanında da ruhsal zorluğun aile bağlamında ele alındığı yaklaşımların olumlu sonuçlar verdiğine dair bulgular mevcut.
İki noktayı olduğu gibi söylemek gerekir. Birincisi, kanıtın büyük bölümü aile terapisinin belirli tablolarda uygulanan yapılandırılmış biçimlerine aittir; her aile için her koşulda aynı sonucu vaat etmez. İkincisi, hiçbir yaklaşım ailenin belirli bir biçimde sürdürüleceğine dair bir güvence vermez. Terapinin amacı ailenin bir arada kalmasını sağlamak değil, üyelerinin birbirine daha az zarar vererek ve daha çok işiterek yaşayabilmesidir.
Terapide Neler Üzerine Çalışıyoruz?
- Örüntüyü adlandırmak. İlk iş, herkesin içinde yer aldığı hareketi görünür kılmaktır. Ortak düşman bir kişi olmaktan çıkıp döngünün kendisi hâline geldiğinde konuşma biçimi değişir.
- Sınırları yeniden çizmek. Ebeveynlerin ebeveyn, çocukların çocuk olabildiği bir düzen çoğu ailede rahatlatıcıdır. Bu, katı kurallar getirmek değil, kimin neyden sorumlu olduğunu netleştirmektir.
- Konuşulamayanı konuşulabilir kılmak. Ailelerin çoğunda "açılmayan" bir dosya vardır. Terapi odası, o dosyanın kontrollü biçimde açılabildiği yerdir.
- Aktarılan kuralları görünür kılmak. "Bizim ailede şu konuşulmaz", "erkekler ağlamaz", "büyüğe karşı gelinmez" gibi kurallar çoğu zaman devralınmıştır. Görünür olduklarında, sürdürülüp sürdürülmeyeceği bir tercih hâline gelir.
- Onarım becerisini çoğaltmak. Aileyi ayakta tutan şey hiç tartışmamak değil, tartışmanın ardından geri dönebilmektir. Bu beceri öğrenilebilir.
Süreç Nasıl İşliyor?
- İlk seans: Mümkünse birlikte yaşayan aile üyelerinin katılımıyla yapılan bir değerlendirme görüşmesidir. Herkesin bakış açısını dinler, ortak hedefleri belirler ve birlikte çalışmanın uygun olup olmadığına karar veririz.
- Kimler katılır: Her seansta herkesin bulunması gerekmez. Değerlendirme sonrasında hangi görüşmenin kimlerle yapılacağını birlikte planlarız; süreç içinde bu düzen değişebilir.
- Seans süresi ve sıklığı: Seanslar 60 dakika sürer; katılımcı sayısı fazla olduğunda bazı görüşmeler daha uzun planlanabilir. Aile seansları genellikle haftada bir ya da iki haftada bir yapılır — evde denenecek şeylerin oturması zaman ister.
- Gizlilik ve çerçeve: Paylaştıklarınız yasal zorunluluklar dışında gizli tutulur. Çocuk ve ergenlerle yapılan bireysel görüşmelerde gizliliğin nasıl işleyeceği baştan hem çocuğa hem ebeveynlere açıkça anlatılır.
- Gözden geçirme: Dördüncü ya da altıncı seans civarında nerede olduğumuzu birlikte değerlendiririz. Beklenen değişim gerçekleşmiyorsa yaklaşımı değiştirmek ya da yönlendirme yapmak, aynı şeyi sürdürmekten daha doğrudur.
- Kapanış: Süreç planlı biçimde kapatılır ve kapanıştan sonra izlem görüşmeleri planlanır.
Kimin Gelmesi Gerektiğini Birlikte Belirleyelim
Ailece mi, ebeveyn olarak mı, yoksa çocuğunuzla mı başlamak gerektiğine karar vermek zorunda değilsiniz. Bunu ilk görüşmede birlikte netleştiriyoruz.
Bilgi Alın Takvim Randevusu AlNe Zaman Aile Terapisi Önermem?
Aile terapisi her tabloda ilk seçenek değildir. Aşağıdaki durumlarda ortak seanslarla başlamak yarar yerine zarar verebilir; bu nedenle önce farklı bir çerçeve öneririm:
- Aile içi şiddet ya da istismar varsa. Fiziksel şiddet, tehdit, istismar ya da korku söz konusuysa ortak seans güvenli değildir; seansta söylenenlerin eve döndüğünde bedeli olabilir. Bu durumda öncelik ilişkilerin onarımı değil güvenliktir ve ayrı görüşmelerle ilerlenir. Çocuğun korunmasını gerektiren bir durum varsa yasal bildirim yükümlülüğü doğar.
- Tedavi edilmemiş ağır bir tablo varsa. Aile üyelerinden birinde aktif madde ya da alkol bağımlılığı veya ağır bir ruhsal tablo varsa, önce bu alanda uygun bir desteğe yönlendirme yapılır.
- Çocuk bir baskı aracı olarak getiriliyorsa. Devam eden bir velayet anlaşmazlığında terapi, taraflardan birinin lehine kanıt üretmek için kullanılamaz. Böyle bir durumda çalışmanın çerçevesi baştan netleştirilir.
Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa ya da bir aile üyesinin güvenliğinden endişe ediyorsanız, randevu beklemeden acil sağlık hizmetlerine başvurmanız gerekir.
Aliağa'da Yüz Yüze, Türkiye'nin Her Yerinden Online
Aliağa'da aile terapisti arıyorsanız görüşmeleri ofiste yüz yüze yürütebiliriz. Ofise İzmir'in kuzey ilçelerinden — Menemen, Foça, Bergama ve çevresinden — ulaşım kolaydır. Aile üyelerinin farklı şehirlerde yaşaması, çalışma düzeni ya da ulaşım nedeniyle bir araya gelmek güçse online psikoterapi bir seçenektir. Aile seanslarında online çalışırken katılımcıların aynı ortamda ve kesintiye uğramayacağı bir alanda bulunması, sürecin verimi açısından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Sorun çocuğumuzda, neden ailece gelmemiz isteniyor?
Bu, ailelerin en sık sorduğu sorudur ve haklı bir sorudur. Ailece görüşme yapmak, sorunun kaynağının aile olduğu anlamına gelmez. Bir çocuğun okul reddi, uyku sorunu ya da öfke nöbetleri çoğu zaman evde herkesi etkiler ve herkesin verdiği tepkiyle şekillenir. Çocuğu tek başına dinlemek, tablonun yalnızca bir bölümünü görmek olur. Ailece yapılan ilk görüşmeler bir değerlendirmedir; ardından çalışmanın kiminle, hangi düzende süreceğine birlikte karar veririz. Bazı ailelerde süreç ortak seanslarla, bazılarında çocukla bireysel görüşmeler ve ebeveyn görüşmelerinin birleşimiyle ilerler.
Aile üyelerinden biri gelmek istemiyorsa ne olur?
Süreci gelenlerle başlatabiliriz. Sistemik bakışa göre aile bir sistemdir; sistemin bir bölümü davranışını değiştirdiğinde bütünü etkilenir. Katılmayan kişiyi zorlamak, ikna etmeye çalışmaktan daha az işe yarar; çoğu zaman isteksizliğin nedeni terapiye karşı olmak değil, suçlanacağı beklentisidir. Bu beklentiyi azaltmanın yolu genellikle ilk görüşmelerde ortaya çıkan tonun aktarılmasıdır. İlerleyen dönemde katılmak isterse süreci genişletiriz.
Aile terapisinde suçlanacak mıyız?
Hayır. Hakemlik yapmam ve kimin hatalı olduğuna karar vermem; bu, ailelerin evde zaten defalarca denediği ve işe yaramadığı için terapiye geldiği bir yöntemdir. Çalıştığım şey kişiler değil, aranızda kurulan ve kimsenin tek başına kurmadığı örüntülerdir. Her seansta herkesin duyulduğunu hissetmesini gözetirim; bu, hiç kimseyi tutmamak değil, herkesi aynı ölçüde tutmak anlamına gelir.
Çocuğumuzun bireysel seansta anlattıkları bize aktarılır mı?
Çocuk ve ergenlerle çalışırken gizlilik çerçevesi baştan konuşulur ve hem çocuğa hem ebeveynlere açıkça anlatılır. Çocuğun paylaştıklarını izni olmadan aktarmam; bu güven olmadan çocuk terapide konuşamaz. Bunun tek istisnası çocuğun ya da bir başkasının güvenliğini ilgilendiren durumlardır; böyle bir durumda ebeveynlerle paylaşırım ve bunu mümkün olduğunca çocuğun bilgisi dahilinde yaparım. Ebeveynler süreç hakkında düzenli geri bildirim alır; aktarılan şey konuşulanların içeriği değil, sürecin gidişatıdır.
Aile terapisi kaç seans sürer?
Süre; zorluğun ne kadar süredir devam ettiğine, kaç kişinin sürece katıldığına ve eşlik eden başka konuların bulunup bulunmadığına göre değişir. İlk değerlendirmenin ardından birlikte gerçekçi bir çerçeve belirler, dördüncü ya da altıncı seans civarında nerede olduğumuzu gözden geçiririz. Aile seansları çift ya da bireysel çalışmaya kıyasla daha seyrek, örneğin iki haftada bir planlanabilir; çünkü seanslar arasında evde denenecek şeylerin oturması zaman ister.
Aile terapisi ile ebeveyn danışmanlığı arasındaki fark nedir?
Fark, seansa kimin geldiğidir. Ebeveyn danışmanlığında danışan ebeveynlerdir; çocuk seansa katılmaz ve çalışma ebeveyn tutumları, sınır koyma ve gelişim dönemine uygun beklentiler üzerine yürür. Aile terapisinde ise sistemin kendisi seanstadır; çocuklar ve gerektiğinde diğer aile üyeleri de görüşmeye katılır. Hangisinin uygun olduğu çoğu zaman ilk değerlendirmede netleşir ve süreç içinde birinden diğerine geçilebilir.
Aile terapisi ile aile dizimi aynı şey mi?
Aynı şey değildir. Aile terapisi, hakkında randomize kontrollü çalışmalar ve meta-analizler bulunan, kanıta dayalı bir psikoterapi alanıdır ve ailenin bugünkü etkileşim örüntüleri üzerinde çalışır. Aile dizimi ise temsilciler aracılığıyla yürütülen, deneyimsel nitelikte ayrı bir grup çalışmasıdır; kanıt tabanı aile terapisiyle karşılaştırılabilir düzeyde değildir ve bir psikoterapi sürecinin yerine geçmez. İki çalışmayı ayrı tutuyorum; hangisinin size uygun olduğunu ilk görüşmede birlikte değerlendirebiliriz.
Bu Konuda Yazılar
Aile ve ebeveynlik başlığı altında yazdığım, bu sayfadaki konuları ayrıntılandıran yazılar:
- Çocuğa sınır koyma: yaşa göre kurallar ve ceza yerine işe yarayan yöntemler
- Çocukta öfke nöbetleri
- Çocukta ekran süresi
- Boşanma kararı çocuğa nasıl söylenir
- Aile ve ebeveynlik yazılarının tamamı
Aynı Tartışmanın Etrafında Dönmeden
İlk görüşme bir karar değil, bir değerlendirmedir. Ailenizde neyin tıkandığını ve nereden başlayabileceğimizi birlikte konuşalım.
Randevu ve Bilgi Alın Takvim Randevusu AlKaynaklar
- Carr, A. (2019). Family therapy and systemic interventions for child-focused problems: The current evidence base. Journal of Family Therapy, 41(2), 153–213.
- Carr, A. (2019). Couple therapy, family therapy and systemic interventions for adult-focused problems: The current evidence base. Journal of Family Therapy, 41(4), 492–536.
- von Sydow, K., Beher, S., Schweitzer, J., & Retzlaff, R. (2010). The efficacy of systemic therapy with adult patients: A meta-content analysis of 38 randomized controlled trials. Family Process, 49(4), 457–485.
- Retzlaff, R., von Sydow, K., Beher, S., Haun, M. W., & Schweitzer, J. (2013). The efficacy of systemic therapy for internalizing and other disorders of childhood and adolescence: A systematic review of 38 randomized trials. Family Process, 52(4), 619–652.
- von Sydow, K., Retzlaff, R., Beher, S., Haun, M. W., & Schweitzer, J. (2013). The efficacy of systemic therapy for childhood and adolescent externalizing disorders: A systematic review of 47 RCT. Family Process, 52(4), 576–618.
- Butzlaff, R. L., & Hooley, J. M. (1998). Expressed emotion and psychiatric relapse: A meta-analysis. Archives of General Psychiatry, 55(6), 547–552.
Son güncelleme: 3 Ağustos 2026