Aile ve Ebeveynlik

Çocukta Ekran Süresi Ne Kadar Olmalı? Yaşa Göre Sınırlar ve Uygulanabilir Kurallar

Yazar: Kadir Şahbaz | Yayın Tarihi: 1 Ağustos 2026 | Güncelleme: 1 Ağustos 2026

Çocukta ekran süresi ve ebeveyn danışmanlığı

Çocukta ekran süresi, ebeveynlerin en çok arattığı sorulardan biri ve cevabı çoğu kişinin beklediğinden farklı: küçük yaşlar için net sayılar var, büyük çocuklar için ise bilinçli olarak sabit bir sayı verilmiyor.

Bu, rehberlerin işini savsakladığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, belirli bir saat sınırının yarar sağladığını gösteren yeterli kanıt bulunmadığı için sayı verilmiyor. Amerikan Pediatri Akademisi bu nedenle 2016'da tüm çocuklara uyan sabit bir sınır vermekten vazgeçti ve odağı sürenin miktarından, ekranla kurulan ilişkinin niteliğine kaydırdı.

Aşağıda yaşa göre rehber sayıları, süreden daha çok fark yaratan dört ölçütü, evde uygulanabilir kural listesini, ekranı kapatırken yaşanan krizin nasıl yönetileceğini ve ne zaman destek alınması gerektiğini bulacaksınız. Kural koymanın genel mantığını daha önce çocuğa sınır koyma yazısında ele almıştım; bu yazı onun ekran özelindeki uygulaması sayılabilir.

Yaşa Göre Ekran Süresi: Rehberler Ne Diyor?

Dünya Sağlık Örgütü (2019), 5 yaş altı için:

1 yaş altı: Ekran süresi önerilmez. Hareketsiz geçen zamanda bakım veren kişiyle birlikte kitap okuma ve masal anlatma teşvik edilir.

2-4 yaş: Hareketsiz ekran süresi 1 saatten fazla olmamalıdır; daha azı daha iyidir. Bu yaşta günde 10-13 saat nitelikli uyku ve gün içine yayılmış en az 180 dakika fiziksel etkinlik önerilir.

Rehber, günün 24 saatlik bir bütün olarak ele alınmasını önerir: hareketsiz ekran süresinin yerine orta ve yüksek şiddetli fiziksel etkinlik koymak, yeterli uyku korunduğu sürece ek sağlık yararı sağlar.

Amerikan Pediatri Akademisi'nin çerçevesi de küçük yaşlarda benzer: 18 ay öncesinde görüntülü konuşma dışında ekran önerilmez; 18-24 ay arasında ekran kullanılacaksa nitelikli içerik seçilmesi ve ebeveynin çocukla birlikte izleyip konuşması önerilir; 2-5 yaş için günde yaklaşık 1 saat nitelikli program ve mümkün olduğunca birlikte izleme.

6 yaş ve üzeri için tablo değişir. Burada sabit bir saat yerine tutarlı sınırlar konması ve ekranın uyku, fiziksel etkinlik ve diğer davranışların yerini almaması önerilir. Uygulamada sık kullanılan çerçeve, okul günlerinde yaklaşık 1-2 saat eğlence amaçlı kullanım ve hafta sonunda esneme payıdır; ancak bunun bir rehber sayısı değil, pratik bir başlangıç noktası olduğunu belirtmek gerekir.

Özetle bir tablo:

  • 0-18 ay: Görüntülü konuşma dışında önerilmez.
  • 18-24 ay: Kullanılacaksa nitelikli içerik, mutlaka birlikte.
  • 2-4 yaş: Günde en fazla 1 saat; daha azı daha iyi.
  • 5-10 yaş: Sabit sayı yok. Uyku, hareket ve ödev korunduğu sürece tutarlı bir sınır; okul günü 1-2 saat pratik bir başlangıçtır.
  • 11-17 yaş: Sabit sayı yok. Birlikte kurulan bir plan, ekransız saatler ve ekransız alanlar esas alınır.

Süreden Daha Önemli Dört Ölçüt

Burası yazının asıl önemli bölümü. Çünkü aynı iki saat, iki çocukta bambaşka sonuç üretir.

Evde konulan teknoloji kurallarını inceleyen bir çalışmada, denge, içerik, birlikte izleme ve iletişim üzerine kurulu kuralların; yalnızca süreye odaklanan kurallara kıyasla daha iyi iyilik hâli sonuçlarıyla ilişkili olduğu bulunmuştur.

Amerikan Pediatri Akademisi de ailelere yönelik çerçevesini bu doğrultuda kurar ve beş başlık önerir: Çocuk (kendi gelişim düzeyi ve mizacı), İçerik, Sakinlik (ekranın duygu yatıştırma aracına dönüşüp dönüşmediği), Yer Kaplama (uyku, hareket ve aile zamanının yerini alması) ve İletişim.

Kurumun vurguladığı yön değişimi şudur: ekran süresini azaltmaya odaklanmak yerine, daralan alanları geri koymaya odaklanmak. Yani "iki saati bire indirelim" yerine "uyku rutinini ve dışarıda geçen zamanı geri kuralım".

Bu çerçeveyi evde şu dört soruya indirgeyebilirsiniz:

1. Ne izliyor? Yavaş tempolu, yaşına uygun bir içerik ile otomatik oynatma ve sonsuz kaydırma üzerine kurulu bir akış aynı şey değildir. İkincisi çocuğu bırakmayacak biçimde tasarlanmıştır; bu nedenle çıkmakta zorlanması karakter zayıflığı değildir.

2. Neyin yerini alıyor? Belirleyici soru budur. Ekran uykudan, dışarıda geçen zamandan, ödevden ya da aile sohbetinden çalıyorsa süre uzundur — rakam ne olursa olsun. Bu alanlar korunuyorsa süre tek başına kaygı nedeni değildir.

3. Ne zaman kullanılıyor? Yatmadan önceki saat ve yemek zamanı en kritik iki dilimdir. Yatak odasında cihazla uyuyan çocuklarda uyku sorunları riskinin daha yüksek olduğu bildirilmektedir.

4. Duyguyu yatıştırmak için mi kullanılıyor? Ekran her sıkıldığında, öfkelendiğinde ya da huzursuz olduğunda devreye giriyorsa çocuk kendi duygusunu düzenlemeyi öğrenmez; bunu dışarıdan bir araçla yapmayı öğrenir. Uzun vadede en çok maliyet üreten kullanım biçimi budur.

Evde Uygulanabilir Ekran Kuralları

Kural sayısı az, uygulaması net olmalı. Aşağıdakiler en yüksek getirili olanlardır:

  • Ekransız saatler: Yemek boyunca ve yatmadan önceki son bir saat.
  • Ekransız alanlar: Yatak odası. Cihazlar gece ortak bir alanda şarj olur — bu kural yetişkinler için de geçerlidir.
  • Önce iş, sonra ekran: Ödev, sofra sorumluluğu ve hazırlık bittikten sonra. Bu, ekranı ceza aracı olmaktan çıkarıp doğal bir sıraya yerleştirir.
  • Geçiş uyarısı: "Beş dakika sonra kapatıyoruz." Ani kapatma, krizin en yaygın nedenidir.
  • Süre yerine bitiş noktası: Küçük çocuklarda "yirmi dakika" yerine "bu bölüm bitince" daha az çatışma üretir; çünkü çocuk sonu görebilir.
  • Sonrasına bir şey koyun: Ekran kapandığında boşluk kalırsa direnç artar. Yerine somut bir etkinlik yerleştirin.
  • Ne izlediğini bilin: Küçük yaşta birlikte izleyin, büyük yaşta konuşun. İçerik denetimi, süre denetiminden daha etkilidir.
  • Cihaz ayarlarını birlikte gözden geçirin: Bildirimleri kısmak ve gece rahatsız etme modunu açmak, iradeye yüklenmeden kullanımı azaltır.
  • Kendi kullanımınıza bakın: Çocuklar kuralı değil, modeli izler. Yemekte telefonuna bakan bir ebeveynin koyduğu ekran kuralı zayıf kalır.

Bu kuralları kendi çocuğunuza uyarlamak isterseniz, süreç ebeveyn danışmanlığı kapsamında birlikte kurulabilir.

Ekran Kuralı Koyarken En Sık Yapılan 6 Hata

1. Kuralı öfke anında koymak. Çocuk saatlerdir tablette olduğu için sabrı taşan bir ebeveynin koyduğu "bir hafta tablet yok" kuralı genellikle orantısızdır, uygulanamaz ve geri alındığında kuralın güvenilirliğini zedeler. Ekran kuralları sakin bir zamanda, tercihen hafta başında konuşulur.

2. Ekranı ödül ve ceza para birimine dönüştürmek. "Uslu durursan yarım saat tablet" ya da "bağırdın, bugün ekran yok" düzeni, ekranı günün en değerli nesnesi hâline getirir. Değeri yükselen şeyin cazibesi de artar. İşleyen çerçeve, ekranı günlük düzenin sıradan bir parçası olarak konumlandırmaktır: ödev bitti, akşam yemeği yendi, sonra belirli bir dilim.

3. Yalnızca süreyi konuşup içeriği hiç konuşmamak. Pek çok evde tek tartışma konusu dakikalardır; ne izlendiği hiç sorulmaz. Oysa araştırma bulguları içerik ve birlikte izleme temelli kuralların daha iyi sonuçlarla ilişkili olduğunu göstermektedir.

4. Ekranı sakinleştirici olarak kullanıp sonra bırakmasını beklemek. Markette kriz çıkmasın diye verilen telefon, uzun vadede çocuğa "huzursuzluk ekranla geçer" bilgisini öğretir. Bu öğrenme yerleştikten sonra ekranı kısıtlamak çok daha zor hâle gelir; çünkü elinden alınan şey yalnızca bir eğlence değil, tek bilinen yatıştırma yöntemidir.

5. Eşler arasında tutarsızlık. Bir ebeveynin izin verdiğini diğerinin yasaklaması, çocuğu kurala değil hangi ebeveyne gideceğine odaklar. Ekran kuralları, tutarsızlıktan en çok zarar gören kural tipidir; çünkü test etme fırsatı gün içinde defalarca doğar.

6. Kendi kullanımını hesaba katmamak. Yemekte telefonuna bakan, akşam boyunca dizi açık kalan bir evde konulan ekran kuralı zayıf kalır. Çocuklar söyleneni değil, yapılanı örnek alır. Bu madde kulağa suçlayıcı gelebilir; ama pratikte en hızlı sonuç veren düzenlemelerden biri de budur, çünkü tek taraflı bir yasak yerine ailece alınmış bir karara dönüşür.

Bu hataların çoğu bilgi eksikliğinden değil, yorgunluktan doğar. Kuralları kendi evinizin düzenine göre yeniden kurmak isterseniz, ebeveyn danışmanlığı sürecinde bu çerçeve birlikte oluşturulur.

Ekranı Kapatınca Kriz Çıkıyorsa

Bu, ebeveynlerin en sık dile getirdiği sahne. Birkaç noktayı ayırmak gerekir.

Tepki beklenendir. Uygulamaların önemli bir bölümü kullanıcıyı içeride tutacak biçimde tasarlanır: otomatik oynatma, sonsuz kaydırma, sürekli ödül. Çocuğun çıkmakta zorlanması bu tasarımın sonucudur.

Krizin en yaygın nedeni ani kesintidir. Geçiş uyarısı ve doğal bir bitiş noktası, tepkinin şiddetini belirgin biçimde düşürür.

Kriz anında kural esnetilmez. Ağlama karşısında beş dakika daha vermek, bir sonraki krizin daha uzun sürmesini sağlar; çünkü çocuk krizin işe yaradığını öğrenir. İşleyen ayrım şudur: duygu kabul edilir, kural korunur. "Kızdığını görüyorum, çok eğleniyordun. Kural yine de aynı."

Kriz geçtikten sonra bağ kurulur. Çocuk sakinleştiğinde konu tekrar açılıp uzun bir ders verilmez; birlikte başka bir şeye geçilir.

Öfke tepkileri ekran dışındaki alanlara da yayılıyorsa öfke yönetimi ayrı bir başlık olarak ele alınabilir.

"Ekran Bağımlılığı" Kavramı Üzerine

Bu terim çok kullanılıyor, ancak dikkatli olmakta yarar var. Genel anlamda "ekran bağımlılığı" tanısal bir kategori değildir; tanı sınıflandırmalarında yalnızca oyun oynama davranışıyla ilgili sınırlı bir başlık bulunur ve bu da her yoğun kullanımı kapsamaz.

Bunun pratik anlamı şu: çocuğunuz günde üç saat oyun oynuyor ama uykusu düzenli, okulu yolunda, arkadaşları var ve başka etkinliklerden zevk alıyorsa tablo bir bağımlılık değil, bir tercihtir. Buna karşılık günde bir saat kullanıp bu bir saat dışındaki her şeyden çekilmişse, asıl mesele ekran değildir.

Klinikte sık gördüğüm bir örüntü de şudur: ekran bazen sorunun kendisi değil, örtüsüdür. Sosyal kaygı yaşayan bir ergen için oyun, arkadaşlıkla temas kurabildiği tek güvenli alan olabilir. Böyle bir tabloda ekranı kısıtlamak, yalnızca kalan tek bağlantıyı da koparır. Bu nedenle uzun süreli ve yoğun kullanımda önce neyin yerine geçtiğini anlamak gerekir.

Ne Zaman Destek Almalı?

Aşağıdaki durumlarda destek almak süreci belirgin biçimde kolaylaştırır:

  • Ekran yüzünden evde her gün tartışma yaşanıyorsa
  • Uyku düzeni bozulduysa ya da sabah kalkmak sorun hâline geldiyse
  • Okul başarısında belirgin ve süregiden bir düşüş varsa
  • Arkadaş ilişkilerinden ve sevdiği etkinliklerden çekildiyse
  • Ekran kısıtlandığında tepki şiddet düzeyine varıyorsa
  • Ekran, çocuğun tek başa çıkma yolu hâline geldiyse
  • Eşinizle bu konuda sürekli çatışıyorsanız

Çocukta belirgin bir kaygı ya da çökkünlük tablosu düşünülüyorsa çocuk ve ergen terapisi, ergenlik dönemine özgü güçlüklerde ergen danışmanlığı, dikkat ve motivasyon başlığı öne çıktığında dikkat ve motivasyon çalışması daha uygun bir çerçeve sunabilir.

Aliağa'da Ebeveyn Danışmanlığı: Randevu ve Seans Düzeni

Aliağa'daki görüşmelerde süreç şöyle işler: ilk seansta evdeki tipik bir gün, ekranın günün hangi dilimlerinde devreye girdiği ve çatışmanın çıktığı anlar konuşulur. İkinci seanstan itibaren aileye özgü bir kural çerçevesi kurulur; aradaki hafta uygulanır ve her görüşmede birlikte gözden geçirilir. Çalışmanın önemli bir bölümü ebeveynlerle yürütülür.

  • Seans süresi: 60 dakika, genellikle haftada bir.
  • Tipik süre: Çoğunlukla 6-12 seanslık bir çerçeve.
  • Yer: Aliağa / İzmir'de yüz yüze görüşme.
  • Online seçenek: Türkiye'nin her yerinden ve yurt dışından çevrim içi görüşme; online psikoterapi sayfasında ayrıntılar var.
  • Kimler katılır: Mümkünse her iki ebeveyn. Ekran kuralları en çok tutarsızlıktan zarar gördüğü için ortak katılım süreci hızlandırır.
  • Gizlilik: Görüşmelerde paylaşılan her bilgi meslek etiği ve yasal düzenlemeler çerçevesinde gizli tutulur.
  • Ücret: Seans ücreti dönemsel olarak güncellendiğinden burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi iletişim kanallarından alabilirsiniz.
  • Randevu: WhatsApp ya da telefon: +90 544 571 11 94.

Süreç ve yöntemlere dair ayrıntılı bilgiyi Aliağa ebeveyn danışmanlığı sayfasında bulabilirsiniz. Tartışmanın ailenin geneline yayıldığı durumlarda aile içi iletişim daha uygun bir başlangıç olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Çocukta ekran süresi ne kadar olmalı?

Uluslararası rehberler yaşa göre şu çerçeveyi kullanır: 2 yaş altında görüntülü konuşma dışında ekran önerilmez; 2-4 yaş arasında günlük hareketsiz ekran süresi 1 saati aşmamalı, daha azı daha iyidir; 5 yaş ve üzerinde ise sabit bir saat sınırı yerine içerik, denge ve uyku üzerindeki etkiye bakılması önerilir. Okul çağında uygulamada sık kullanılan çerçeve, okul günlerinde yaklaşık 1-2 saat eğlence amaçlı kullanımdır.

Neden büyük çocuklar için kesin bir saat sınırı verilmiyor?

Çünkü belirli bir saat sınırının yarar sağladığını gösteren yeterli kanıt bulunmamaktadır. Amerikan Pediatri Akademisi bu nedenle 2016'da tüm çocuklara uyan sabit bir sınır vermekten vazgeçti ve sürenin miktarı yerine dijital medyayla kurulan etkileşimin niteliğine bakılmasını önerdi. Ayrıca çocuklar ekranı ders, arkadaşla iletişim, oyun ve içerik izleme gibi çok farklı amaçlarla kullandığı için tek bir rakam bu kullanımların hepsini kapsayamaz.

Süre mi yoksa içerik mi daha önemli?

Araştırma bulguları içerik ve bağlam yönünde ağır basıyor. Evde konulan kuralları inceleyen bir çalışmada, denge, içerik, birlikte izleme ve iletişim üzerine kurulu kuralların; yalnızca süreye odaklanan kurallara kıyasla daha iyi iyilik hâli sonuçlarıyla ilişkili olduğu bulunmuştur. Bunun evdeki karşılığı şudur: "günde iki saat" demek yerine "yemekte ve yatmadan önce ekran yok, ne izlediğini biliyorum" demek daha etkilidir.

Bebeğe ekran izletmek zararlı mı?

Dünya Sağlık Örgütü 1 yaş altı için ekran süresini önermez; 2-4 yaş için günlük 1 saatin aşılmamasını, daha azının daha iyi olduğunu belirtir. Bu dönemde hareketsiz geçen zamanın ekran yerine bakım veren kişiyle birlikte kitap okuma, masal anlatma ve oyun gibi etkileşimli etkinliklerle geçirilmesi önerilir. Buradaki temel mesele ekranın zarar vermesi değil, bu yaşlarda gelişim için gerekli olan karşılıklı etkileşimin yerini almasıdır.

Ekranı kapattığımda çocuğum krize giriyor, ne yapmalıyım?

Bu tepki çoğu zaman çocuğun şımarıklığından değil, geçişin ani olmasından kaynaklanır; birçok uygulama zaten kullanıcıyı içeride tutacak biçimde tasarlanmıştır. Üç uygulama işi belirgin biçimde kolaylaştırır: geçiş uyarısı vermek, süreyi değil doğal bir bitiş noktasını ölçüt almak (bölüm sonu, oyun turu sonu) ve ekran sonrasına çocuğun sevdiği somut bir etkinlik yerleştirmek. Kriz anında kuralı esnetmek, bir sonraki krizin daha uzun sürmesine yol açar.

Ekran bağımlılığı diye bir tanı var mı?

Genel anlamda "ekran bağımlılığı" tanısal bir kategori değildir; tanı sınıflandırmalarında yalnızca oyun oynama davranışıyla ilgili sınırlı bir başlık bulunur. Bu nedenle asıl sorulması gereken soru "kaç saat kullanıyor" değil, kullanımın çocuğun uyku, okul, arkadaşlık ve fiziksel etkinlik alanlarını daraltıp daraltmadığıdır. Bu alanlar korunuyorsa süre tek başına kaygı nedeni değildir.

Ergende telefon kuralı nasıl konur?

Ergenlikte tek taraflı yasak genellikle gizli kullanıma yol açar; bu yaşta işe yarayan yol birlikte belirlenen bir plandır. Uygulamada üç başlık tartışmaya kapalı tutulur: uyku saati, yemek sırasında ekran ve güvenlik. Kalan alan müzakere edilir. Cihaz ayarlarının birlikte gözden geçirilmesi de etkilidir: bildirimlerin kısılması ve gece rahatsız etme modunun açılması, iradeye yüklenmeden kullanımı azaltır.

Ekran süresi uykuyu etkiler mi?

Ekran kullanımının uykuyu etkileyebildiği ve yatak odasında cihazla uyuyan çocuklarda uyku sorunları riskinin daha yüksek olduğu bildirilmektedir. Uygulamada en yüksek getirili iki kural şudur: yatak odasında cihaz bulundurmamak ve yatmadan önceki son bir saati ekransız geçirmek. Bu iki kural, günlük toplam süreyi kısaltmaktan çoğu zaman daha fazla fark yaratır.

Ne zaman uzman desteği almalıyım?

Şu durumlarda destek önerilir: ekran yüzünden evde her gün tartışma yaşanması, çocuğun uyku düzeninin bozulması, okul başarısında belirgin ve süregiden düşüş, arkadaş ilişkilerinden ve sevdiği etkinliklerden çekilme, ekran kısıtlandığında şiddet düzeyine varan tepkiler ya da ekranın tek başa çıkma yolu hâline gelmesi. Son madde özellikle önemlidir; çünkü bu durumda ekran sorunun kendisi değil, altta yatan kaygı ya da çökkünlüğün örtüsü olabilir.

Ebeveyn danışmanlığı kaç seans sürer, ücreti ne kadar?

Klinik uygulamada haftada bir, 60 dakikalık görüşmelerle çoğunlukla 6-12 seanslık bir çerçeve kullanılır ve çalışmanın önemli bölümü ebeveynlerle yürütülür. Seans ücreti dönem dönem güncellendiği için burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi WhatsApp ya da telefon üzerinden alabilirsiniz. Aliağa ve çevresindeki genel piyasa aralığı için Aliağa'da pedagog ücretlerini ele alan yazıya bakabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. World Health Organization. (2019). Guidelines on physical activity, sedentary behaviour and sleep for children under 5 years of age. Geneva: WHO.
  2. American Academy of Pediatrics, Center of Excellence on Social Media and Youth Mental Health. (2025). Screen Time Guidelines. (Sabit saat sınırı yerine etkileşim niteliğine odaklanma önerisi)
  3. American Academy of Pediatrics, Center of Excellence on Social Media and Youth Mental Health. (2025). The 5 Cs of Media Use: Child, Content, Calm, Crowding Out, Communication.
  4. Moreno, M. A., Binger, K., Zhao, Q., Eickhoff, J., Minich, M., & Uhls, Y. T. (2022). Digital technology and media use by adolescents: Latent class analysis. JMIR Pediatrics and Parenting, 5(2), e35540. (Denge, içerik, birlikte izleme ve iletişim temelli kuralların süre temelli kurallara üstünlüğü)
  5. American Academy of Pediatrics, Council on Communications and Media. (2016). Media and young minds. Pediatrics, 138(5), e20162591.
  6. American Academy of Pediatrics, Council on Communications and Media. (2016). Media use in school-aged children and adolescents. Pediatrics, 138(5), e20162592.
  7. American Academy of Child and Adolescent Psychiatry. (2020). Screen Time and Children. Facts for Families, No. 54.
  8. Tang, S., Werner-Seidler, A., Torok, M., Mackinnon, A. J., & Christensen, H. (2021). The relationship between screen time and mental health in young people: A systematic review of longitudinal studies. Clinical Psychology Review, 86, 102021.
  9. Orben, A., Przybylski, A. K., Blakemore, S. J., & Kievit, R. A. (2022). Windows of developmental sensitivity to social media. Nature Communications, 13, 1649.

Son güncelleme: 1 Ağustos 2026

Evdeki Ekran Kurallarını Birlikte Kuralım

Her aile için işe yarayan çerçeve farklıdır. Çocuğunuzun yaşına, mizacına ve günlük düzeninize uygun bir kural setini birlikte oluşturabiliriz. Aliağa'da yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu ve Bilgi Alın

Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; psikolojik değerlendirme, tanı veya tedavinin yerine geçmez, ilaç önerisi içermez. Kişisel bir güçlük yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Kadir Şahbaz

Kadir Şahbaz

Psikolojik Danışman ve Sistemik Psikoterapist

Aliağa'da birey, çift, çocuk, ergen ve ailelerle çalışan psikolojik danışman ve sistemik psikoterapisttir. Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamladı; sistemik psikoterapi eğitimini Sistemik Psikoterapi Enstitüsü'nde aldı. Çalışmalarında sistemik yaklaşımın yanı sıra bilişsel davranışçı yöntemlerden ve EMDR'den yararlanır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yapmakta olup tez çalışması ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin psikolojik sağlamlık, duygu düzenleme ve bilişsel esneklik düzeyleri üzerinedir.

Kadir Şahbaz hakkında ayrıntılı bilgi →
Takvim Randevusu Al
WhatsApp ile Ulaşın