Aliağa'da Fobi ve Sosyal Fobi Terapisi

Korkunun yaşam alanınızı daraltmasına izin vermeyin.

Aliağa'da fobi ve sosyal fobi terapisi - Kadir Şahbaz

Toplantıda söyleyecek bir şeyiniz var ama söylemiyorsunuz. Kalabalık bir ortama girerken kalbiniz hızlanıyor, yüzünüzün kızardığını hissediyor ve herkesin bunu fark ettiğini düşünüyorsunuz. Telefonla konuşmak, garsonu çağırmak, yeni biriyle tanışmak — küçük görünen şeyler günlerce önceden zihninizi meşgul ediyor.

Ya da korku daha belirli bir şeye bağlı: asansör, uçak, iğne, köpek, yükseklik. Onunla karşılaşmamak için hayatınızda sessizce düzenlemeler yaptınız ve bu düzenlemeler zamanla çoğaldı.

Sosyal kaygı utangaçlık değildir, fobi de "biraz korkmak" değildir. İkisinde de asıl sorun korkunun kendisi değil, ondan kaçınmak için kurulan düzendir: kaçındıkça korku büyür, alan daralır. İyi haber, bu döngünün nasıl kırılacağının çok iyi çalışılmış olması.

Kaçındığınız Alan Büyümeden

İlk temasta korkunuzu anlatmanız gerekmez. Ücretsiz ön görüşmede yalnızca sürecin nasıl işlediğini konuşabiliriz.

WhatsApp'tan Yazın Telefonla Arayın Takvim Randevusu Al

Sosyal Kaygı, Utangaçlıktan Farklıdır

Utangaçlık bir mizaç özelliğidir; sosyal kaygı bozukluğu ise tedavi edilebilir bir tablodur. Ayrım şu noktalarda belirginleşir:

  • Yoğunluk: Tedirginlik değil, yoğun korku ve bedensel tepki (kızarma, terleme, titreme, sesin titremesi, zihnin boşalması).
  • Öngörülü kaygı: Ortamdan günler, bazen haftalar önce başlayan kaygı.
  • Kaçınma: Reddedilen davetler, alınmayan sözler, girilmeyen sınavlar, başvurulmayan işler.
  • Sonrasında gözden geçirme: Ortam bittikten sonra saatlerce, hatta günlerce "ne dedim, nasıl göründüm" diye zihinsel tekrar.
  • İşlevsellik: Eğitim, kariyer ve ilişkilerde somut kayıplar.

Hangi Durumlarda Çalışıyoruz?

  • Topluluk önünde konuşma, sunum yapma, derse katılma
  • Yeni insanlarla tanışma, sohbet başlatma, telefonla konuşma
  • Başkalarının yanında yemek yeme, yazı yazma, imza atma
  • Otorite figürleriyle konuşma, iş görüşmeleri
  • Kızarma, terleme ya da titremenin fark edilmesinden korkma
  • Özgül fobiler: yükseklik, kapalı alan, asansör, uçak, köprü
  • Hayvan fobileri: köpek, böcek, yılan
  • Kan, iğne ve tıbbi işlem fobisi
  • Araç kullanma korkusu
  • Kusma, boğulma ve hastalık kapma korkuları

Korkuyu Ne Sürdürür?

Fobilerin ve sosyal kaygının kendi kendini besleme biçimi oldukça iyi tanımlanmıştır:

  • Kaçınma: Kaçındığınızda rahatlarsınız; bu rahatlama kaçınmayı pekiştirir. Korku hiçbir zaman sınanamadığı için olduğu gibi kalır, hatta büyür.
  • Güvenlik davranışları: Konuşurken notlara sıkı sıkı tutunmak, göz teması kurmamak, kalabalıkta telefonla oyalanmak, ortama biriyle gitmek. Kötü bir şey olmadığında bunu kendi önleminize bağlarsınız ve korku yine sınanmamış olur.
  • Kendine yönelmiş dikkat: Sosyal kaygının merkezindeki mekanizma budur. Dikkat karşınızdaki kişiye değil, kendi görünüşünüze ve iç duyumlarınıza yönelir. Bu durumda hem gerçek geri bildirimleri kaçırır hem de zihninizde olumsuz bir kendilik imgesi kurarsınız.
  • Öncesi ve sonrası işlemleme: Ortamdan önceki felaket senaryoları ve sonrasındaki zihinsel gözden geçirme, deneyimi olduğundan çok daha kötü kaydeder.

Terapi Ne Kadar İşe Yarıyor?

Sosyal kaygı bozukluğunda 90 randomize kontrollü çalışmayı kapsayan 92 çalışmalık Bayesçi ağ meta-analizi, bekleme listesine kıyasla incelenen tüm psikoterapilerin belirtileri azalttığını, bilişsel davranışçı terapinin ise genel olarak en etkili yaklaşım olduğunu bildirmiştir. Clark ve Wells modeline dayanan protokol en yüksek etkiyi göstermiştir (SMD 1,42; %95 güvenilir aralık 1,14–1,70); internet temelli bilişsel davranışçı terapi de üst sıralarda yer almıştır (SMD 1,15).

NICE, sosyal kaygı bozukluğu olan yetişkinlere bu bozukluk için özel olarak geliştirilmiş bireysel bilişsel davranışçı terapinin sunulmasını önerir ve grup terapisinin bireysel terapiye tercih edilmemesi gerektiğini belirtir: grup biçimi çoğu müdahaleden etkili olsa da bireysel terapiden daha az etkili ve maliyet-etkindir.

Kılavuzun tanımladığı protokol, yaklaşık dört ay boyunca 90 dakikalık en fazla 14 seans öngörür ve şu bileşenleri içerir: kendine yönelmiş dikkatin ve güvenlik davranışlarının olumsuz etkisini gösteren deneysel alıştırmalar, çarpıtılmış olumsuz kendilik imgesini düzeltmek için video geri bildirimi, dışa yönelik dikkat eğitimi, seans içi davranışsal deneyler ve bunlara bağlı ev uygulamaları, geçmişteki sosyal örselenmelere yönelik ayırt etme çalışması. Benim seanslarım 60 dakikadır; bu nedenle çalışmayı, aynı bileşenleri koruyarak seans sayısı ve düzeni üzerinden birlikte planlarız.

Terapide Neler Üzerine Çalışıyoruz?

  • Formülasyon: Korkunun hangi durumlarda yükseldiğini, hangi güvenlik davranışlarının devrede olduğunu ve dikkatin nereye yöneldiğini haritalandırırız.
  • Dikkatin yönü: Sosyal kaygıda en belirleyici çalışma budur. Dikkati kendinizden ortama ve karşınızdaki kişiye kaydırmayı öğrenirsiniz.
  • Güvenlik davranışlarını bırakma: Bunlar bırakılmadan maruz kalma tek başına yeterli olmaz; korkunun sınanmasını engelleyen şey çoğu zaman bu davranışlardır.
  • Davranışsal deneyler: "Ya sesim titrerse" gibi tahminleri tartışmak yerine sınarız. Kademeli, birlikte planlanmış ve sizin onayınızla ilerleyen adımlarla.
  • Kendilik imgesiyle çalışma: Zihindeki olumsuz kendilik görüntüsü ile dışarıdan gerçekte nasıl görünüldüğü arasındaki farkın gösterilmesi.
  • Geçmiş sosyal örselenmeler: Alay edilme, aşağılanma ya da utandırılma deneyimleri bugünkü tabloyu besliyorsa, EMDR tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılabilir.
  • Özgül fobilerde kademeli maruz bırakma: Korkulan nesne ya da durumla hiyerarşik biçimde, en kolay adımdan başlayarak temas kurma. Özgül fobiler genellikle sosyal kaygıya göre daha kısa sürede yanıt verir.

Korkumla Yüzleşmek Zorunda Kalacak mıyım?

Maruz kalma bu çalışmanın merkezindedir; ancak nasıl uygulandığı belirleyicidir.

  • Hiyerarşiyi birlikte kurarız ve en zor maddeden başlamayız.
  • Her adım sizin onayınızla belirlenir; sürpriz maruz bırakma yapılmaz.
  • Amaç dayanmak değil, korkulan sonucun gerçekleşmediğini deneyimlemektir.
  • Hazır hissetmediğiniz bir adımda durur, önce onu mümkün kılacak ara basamağı çalışırız.
  • Kan ve iğne fobisi bir istisnadır: bu tabloda bayılma eğilimi görülebildiği için farklı bir teknik gerekir ve bunu baştan konuşuruz.

Süreç Nasıl İşliyor?

  • İlk seans: Değerlendirme görüşmesidir. Korkunun ne zamandır sürdüğünü, hangi durumları kapsadığını ve yaşamı nasıl daralttığını konuşuruz.
  • Seans süresi ve sıklığı: Seanslar 60 dakika sürer ve genellikle haftada bir kez yapılır.
  • Toplam süre: Özgül fobilerde süreç görece kısadır. Sosyal kaygıda kılavuzların işaret ettiği aralık 14 seansa kadar çıkar; kaçınmanın kapsamına ve eşlik eden tablolara göre değişir.
  • Seans arası çalışma: Davranışsal deneyler büyük ölçüde seans dışında yapılır; sürecin etkisini en çok belirleyen bileşen budur.
  • Gizlilik: Paylaştığınız her şey, yasal zorunluluklar dışında gizli tutulur.

Hızı Siz Belirlersiniz

İlk görüşme bir değerlendirmedir. Nereden ve hangi hızda başlayacağımızı birlikte kararlaştırırız.

WhatsApp'tan Yazın Randevu Bilgileri Takvim Randevusu Al

Ne Zaman Destek Almalısınız?

  • Korku nedeniyle girmediğiniz ortamların listesi uzuyorsa
  • Eğitim, kariyer ya da ilişkilerinizde somut fırsatlar kaçmaya başladıysa
  • Ortamlara girmek için alkol ya da ilaç kullanmaya yöneldiyseniz
  • Sosyal ortam öncesinde günler süren bir kaygı yaşıyorsanız
  • Kaçınma nedeniyle yalnızlaştığınızı fark ediyorsanız
  • Tabloya çökkünlük eşlik etmeye başladıysa — depresyon sosyal kaygıya sık eşlik eder

Sıkça Sorulan Sorular

Sosyal fobi utangaçlıktan farklı mı?

Evet. Utangaçlık bir mizaç özelliğidir; sosyal kaygı bozukluğu ise tedavi edilebilir bir tablodur. Farkı yaratan; korkunun yoğunluğu ve bedensel tepkiler, ortamdan günler önce başlayan kaygı, kaçınmanın yaşamı daraltması, ortam bittikten sonra saatlerce süren zihinsel gözden geçirme ve eğitim, kariyer ya da ilişkilerde somut kayıplar yaşanmasıdır.

Sosyal kaygı terapisi işe yarıyor mu?

90 randomize kontrollü çalışmayı kapsayan Bayesçi ağ meta-analizi, bilişsel davranışçı terapiyi genel olarak en etkili yaklaşım bulmuş ve Clark ve Wells modeline dayanan protokolün en yüksek etkiyi gösterdiğini bildirmiştir (SMD 1,42). NICE de bu bozukluk için özel olarak geliştirilmiş bireysel bilişsel davranışçı terapiyi önerir ve grup terapisinin bireysel terapiye tercih edilmemesi gerektiğini belirtir.

Korkumla yüzleşmek zorunda kalacak mıyım?

Maruz kalma çalışmanın merkezindedir, ancak nasıl uygulandığı belirleyicidir. Hiyerarşiyi birlikte kurarız, en zor maddeden başlamayız ve her adım sizin onayınızla belirlenir; sürpriz maruz bırakma yapılmaz. Amaç dayanmak değil, korkulan sonucun gerçekleşmediğini deneyimlemektir. Hazır hissetmediğiniz bir adımda durur, önce onu mümkün kılacak ara basamağı çalışırız.

Sadece kaçınmayı bırakmam yeterli mi?

Genellikle değil. Ortama girip de "her ihtimale karşı" alınan önlemler — notlara sıkı sıkı tutunmak, göz teması kurmamak, telefonla oyalanmak, yanında biriyle gitmek — sürdüğü sürece korku sınanamaz. Kötü bir şey olmadığında bunu kendi önleminize bağlarsınız. Bu nedenle güvenlik davranışlarıyla çalışmak, tek başına maruz kalmadan daha belirleyicidir.

Fobi terapisi kaç seans sürer?

Özgül fobilerde süreç görece kısadır ve genellikle sosyal kaygıya göre daha hızlı yanıt alınır. Sosyal kaygıda kılavuzların işaret ettiği aralık 14 seansa kadar çıkar; kaçınmanın kapsamına, ne kadar süredir devam ettiğine ve eşlik eden tablolara göre değişir.

İlaç kullanmam gerekir mi?

Bu kararı yalnızca psikiyatri hekimi verebilir; ilaç önerme yetkim yoktur. Kılavuzların yaklaşımı, sosyal kaygı bozukluğunda öncelikle bu tabloya özel geliştirilmiş bireysel bilişsel davranışçı terapinin sunulması yönündedir. Tıbbi değerlendirme gerektiğini düşündüğümde açıkça yönlendirir, hekimle eş güdümlü çalışırım.

Kan ve iğne korkusu için de aynı yöntem mi uygulanıyor?

Hayır, bu tablo bir istisnadır. Kan, iğne ve yaralanma fobisinde diğer fobilerden farklı olarak bayılma eğilimi görülebilir; bu nedenle standart maruz bırakmanın yanında bu duruma özgü bir teknik gerekir. Böyle bir öykünüz varsa lütfen ilk seansta belirtin, çalışmayı buna göre planlarız.

Online fobi terapisi olur mu?

Evet. Sosyal kaygı bozukluğunda internet temelli bilişsel davranışçı terapi, ağ meta-analizinde üst sıralarda yer almıştır (SMD 1,15). Sosyal kaygıda dikkat edilmesi gereken bir nokta var: online başlamak süreci mümkün kılar, ancak kalıcı olarak online kalmak kaçınmayı pekiştirebilir. Bu nedenle hedefi baştan konuşur, sürecin belirli bir aşamasında yüz yüze görüşmeye geçmeyi birlikte planlarız.

Seans ücreti ne kadar?

Seans ücreti; görüşmenin bireysel mi çift ya da aile görüşmesi mi olduğuna ve uygulanacak yönteme göre değişir. Bu nedenle tek bir rakam vermek yerine, ücretsiz ön görüşmede size uygun çerçeveyi belirleyip net ücret bilgisini paylaşıyorum. Ön görüşme için WhatsApp'tan yazabilir ya da arayabilirsiniz.

Bu Konuda Yazılar

Kaygı ve panik başlığı altında yazdığım, bu sayfadaki konuları ayrıntılandıran yazılar:

Kaçınmak Kısa Vadede Rahatlatır, Uzun Vadede Daraltır

Bu döngüyü kırmanın yolu zorlamak değil, kademeli ve kontrollü ilerlemek. Konuşarak başlayalım.

WhatsApp'tan Yazın Randevu ve İletişim Takvim Randevusu Al

Kaynaklar

  1. National Institute for Health and Care Excellence. Social anxiety disorder: recognition, assessment and treatment (CG159). nice.org.uk
  2. Psychotherapies for social anxiety disorder in adults: A systematic review and Bayesian network meta-analysis (2025). Journal of Affective Disorders. (92 çalışma, 90 randomize kontrollü çalışma)
  3. Mayo-Wilson, E., Dias, S., Mavranezouli, I., Kew, K., Clark, D. M., Ades, A. E., & Pilling, S. (2014). Psychological and pharmacological interventions for social anxiety disorder in adults: A systematic review and network meta-analysis. The Lancet Psychiatry, 1(5), 368–376.
  4. Clark, D. M., & Wells, A. (1995). A cognitive model of social phobia. R. G. Heimberg ve ark. (Ed.), Social phobia: Diagnosis, assessment, and treatment (s. 69–93).

Son güncelleme: 31 Temmuz 2026

Kadir Şahbaz

Kadir Şahbaz

Psikolojik Danışman ve Sistemik Psikoterapist

Aliağa'da birey, çift, çocuk, ergen ve ailelerle çalışan psikolojik danışman ve sistemik psikoterapisttir. Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamladı; sistemik psikoterapi eğitimini Sistemik Psikoterapi Enstitüsü'nde aldı. Çalışmalarında sistemik yaklaşımın yanı sıra bilişsel davranışçı yöntemlerden ve EMDR'den yararlanır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yapmakta olup tez çalışması ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin psikolojik sağlamlık, duygu düzenleme ve bilişsel esneklik düzeyleri üzerinedir.

Kadir Şahbaz hakkında ayrıntılı bilgi →
WhatsApp ile Ulaşın