Aile ve Ebeveynlik

Boşanma Kararı Çocuğa Nasıl Söylenir? Yaşa Göre Konuşma Rehberi

Yazar: Kadir Şahbaz | Yayın Tarihi: 1 Ağustos 2026 | Güncelleme: 1 Ağustos 2026

Boşanma kararının çocuğa anlatılması ve ebeveyn danışmanlığı

Boşanma kararını çocuğa söylemek, sürecin en çok ertelenen adımıdır. Pek çok ebeveyn kararı aylar önce vermiş olmasına rağmen bu konuşmayı sürekli erteler; çünkü "nasıl söylersem daha az zarar görür" sorusunun cevabını bilmez ve yanlış bir cümle kurmaktan korkar.

Bu yazının çıkış noktası şu: bu konuşmanın bilinen bir yapısı vardır. Doğaçlama yapılması gereken bir an değil, önceden hazırlanabilecek ve büyük ölçüde planlanabilecek bir görüşmedir. Üstelik araştırmalar, çocukların önemli bir bölümünün boşanma ve sonrası hakkında yeterince bilgilendirilmediğini, bunun da çocuğun kendi yaşamı üzerindeki kontrol duygusunu olumsuz etkilediğini göstermektedir. Yani iyi kurulmuş bir konuşma, tek başına koruyucu bir işlev taşır.

Aşağıda konuşmadan önceki hazırlığı, konuşmanın kim tarafından ve nasıl yapılacağını, söylenmesi gereken dört temel mesajı, yaşa göre nelerin değiştiğini, kaçınılması gereken cümleleri ve konuşmadan sonraki haftalarda ne yapılacağını bulacaksınız. Süreci birlikte yürütmek isterseniz boşanma süreci danışmanlığı sayfasında nasıl çalıştığımı görebilirsiniz.

Önce Bir Rahatlama: Belirleyici Olan Boşanma Değil, Süreç

Bu konuşmaya oturan hemen her ebeveynin zihninde aynı cümle vardır: "Çocuğumu mahvediyorum." Araştırma verisi bu cümleyi desteklemez.

Ebeveynler arasındaki çatışma, boşanma sonrası çocuk uyumunun en çok çalışılmış ve en önemli yordayıcılarından biridir. Bu alandaki çalışmalar, çatışmanın yüksek olduğu ve boşanmanın gerçekleşmediği evlerde büyüyen çocukların, boşanmış ailelerdeki çocuklara kıyasla daha düşük iyilik hâli gösterdiğini ortaya koymuştur. Yani ebeveyn çatışması, aile yapısından bağımsız olarak başlı başına bir risk etkenidir.

Yasal boşanmanın kendisinin çocuk üzerinde doğrudan etkisinin sınırlı olduğu; asıl riski boşanmayı çevreleyen koşulların (süregiden ebeveyn çatışması, taşınma, okul değişikliği, ebeveynlik kalitesinin düşmesi) oluşturduğu belirtilmektedir.

Bunun pratik anlamı şudur: elinizde değiştirebileceğiniz değişkenler var. Çocuğunuzun bu süreçten nasıl çıkacağı büyük ölçüde boşanıp boşanmamanıza değil, çatışmayı çocuğun dışında tutup tutamayacağınıza ve düzeni ne kadar koruyabildiğinize bağlıdır.

İkinci bir bilgi de dengeyi kurar. Yüksek çatışmalı boşanma yaşayan 142 çocukla yapılan bir çalışmada, çocukların genel uyum puanları ülke ortalamasına yakın çıkmış; buna karşılık aynı çocukların yaklaşık %46'sı boşanmaya özgü travmatik etki ölçümünde klinik aralıkta yer almıştır. Yani çocuklar aynı anda hem dayanıklıdır hem de acı çekebilir. Bu ikisi birbirini dışlamaz.

Buradan çıkan sonuç ne "hiçbir şey olmaz" ne de "her şey mahvoldu"dur. Doğru okuma şudur: çocuk bu süreçten geçebilir, ama nasıl geçtiğini büyük ölçüde siz belirlersiniz.

Konuşmadan Önce: Beş Maddelik Hazırlık

Bu konuşmanın kalitesini belirleyen şey, konuşma anından çok öncesidir. Şu beş madde tamamlanmadan oturmayın:

  1. Karar kesinleşmiş olmalı. "Belki ayrılırız" düzeyindeki bir belirsizlik çocuğa aktarılmaz. Kararsız dönemde yapılan konuşma, çocukta hem umut hem kaygı üretir ve süreci gereksiz uzatır.
  2. Somut soruların cevabı hazır olmalı. Çocuğun ilk soracağı şeyler duygusal değil, pratiktir: Nerede yaşayacağım? Okulum değişecek mi? Babamı/annemi ne zaman göreceğim? Evcil hayvanım ne olacak? Bu soruların en az bir bölümüne net cevap verebilmelisiniz. "Bilmiyoruz" cevabı belirsizliği büyütür.
  3. Ortak bir anlatı üzerinde anlaşın. İki ebeveyn de aynı nedeni, aynı düzeyde ve aynı sözcüklerle anlatmalı. Farklı iki anlatı, çocuğu hangisinin doğru olduğunu bulmaya çalışan bir hakem konumuna sokar.
  4. Zamanlamayı seçin. Ayrılık fiilen gerçekleşmeden yaklaşık iki-dört hafta önce; hafta sonu ya da ertesi gün okul olmayan bir akşam. Doğum günü, sınav haftası, bayram gibi tarihlerin üzerine denk getirmeyin.
  5. Kendi duygunuzu önceden boşaltın. Konuşma sırasında ağlamanız felaket değildir; kontrolü kaybetmeniz ise çocuğu sizi teselli etmek zorunda bırakır. Bu, çocuğun rolünü tersine çevirir ve klinikte en çok zarar veren örüntülerden biridir.

Bu beş maddeyi eşinizle birlikte oturup tamamlamak zor geliyorsa, hazırlık aşamasını bir üçüncü kişiyle yürütmek işi kolaylaştırır; boşanma süreci danışmanlığı kapsamında yapılan tek bir görüşme çoğu zaman bunun için yeterli olur.

Konuşma Nasıl Kurulur?

Kim söyler: Mümkünse iki ebeveyn birlikte. Bu, çocuğa iki mesajı aynı anda verir: karar ortaktır ve taraf seçmesi gerekmez. Şiddet, tehdit ya da güvenlik riski varsa ortak konuşma zorlanmaz.

Kime söylenir: Kardeşler varsa hepsine birlikte. Yaş farkı çok açıksa önce birlikte kısa bir konuşma yapılır, ardından büyük çocukla ayrıca konuşulur. Bir çocuğa önce söyleyip diğerine söylememek, büyük olana taşıyamayacağı bir sır yükler.

Nerede: Evde, tanıdık ve güvenli bir ortamda. Restoran gibi kalabalık yerler çocuğun tepkisini bastırmasına yol açar. Araba yolculuğu da uygun değildir: çocuk kaçamayacağı bir alanda sıkışır.

Ne kadar sürer: Kısa tutun. On beş ile yirmi dakika çoğu yaş için yeterlidir. Bu tek bir konuşma değil, haftalara yayılacak bir konuşmalar dizisinin ilk halkasıdır. Her şeyi ilk seferde anlatma baskısı hissetmeyin.

Söylenmesi gereken dört temel mesaj

Konuşmanın içeriği ne kadar farklılaşırsa farklılaşsın, şu dört mesaj mutlaka geçmelidir:

  • 1. Karar verildi ve kesin. "Anne ve baban artık ayrı evlerde yaşamaya karar verdik." Net ve sade bir cümle. Çocuğun kararı değiştirebileceği izlenimi verilmez.
  • 2. Bu senin suçun değil. Açıkça söylenir, ima edilmez: "Bu senin yaptığın hiçbir şeyle ilgili değil. Tamamen bizim aramızdaki bir mesele."
  • 3. İkimiz de seni sevmeye devam edeceğiz. Ebeveynlikle eşliğin ayrı şeyler olduğu vurgulanır: "Biz birbirimizin eşi olmaktan vazgeçiyoruz, ama ikimiz de senin annen ve baban olmaya devam ediyoruz."
  • 4. Hayatın şöyle olacak. Somut düzen anlatılır: nerede yaşanacak, diğer ebeveynle ne zaman görüşülecek, okul ne olacak. Öngörülebilirlik, bu konuşmanın en güçlü rahatlatıcısıdır.

Neden kısmına gelince: bir neden söylenir, ancak ayrıntı verilmez. "Uzun süredir birbirimizi üzüyorduk ve bunu düzeltmek için çok denedik, olmadı" cümlesi çoğu yaş için yeterlidir. Çocuğun ihtiyacı olan şey ayrıntı değil, kararın nedensiz ve ani olmadığını bilmektir.

Yaşa Göre Ne Söylenmeli?

0-3 yaş

Bu yaşta açıklama değil, düzen konuşur. Uyku, beslenme ve bakım rutinleri mümkün olduğunca korunur. Tek cümlelik bir bilgi yeterlidir: "Baban artık başka bir evde yaşayacak, seni yine görmeye gelecek." Ayrılık kaygısına bağlı geçici tepkiler (daha çok ağlama, uykuya dalmada zorluk) bu dönemde beklenendir.

3-6 yaş

Bu yaş grubu kendini suçlamaya en yatkın gruptur; çünkü bu dönemde çocuk dünyayı kendi merkezinde kurar. "Yaramazlık yaptığım için gitti" düşüncesi çok sık görülür. Bu nedenle "senin suçun değil" mesajı bu yaşta somut örneklerle ve birden fazla kez tekrarlanmalıdır. Ayrıca ebeveynin geri döneceğine dair fantezi güçlüdür; kararın kesinliği nazikçe ama net biçimde tekrarlanır. Somut zaman kavramı gelişmediği için "salı günü" yerine "iki uykudan sonra" gibi ifadeler kullanılır.

6-11 yaş

Neden sorusu bu yaşta güçlenir ve çocuk sadakat çatışmasını en yoğun yaşayan gruptur: birini sevmenin diğerine ihanet olduğunu düşünebilir. Bu nedenle her iki ebeveynin de çocuğa açıkça izin vermesi gerekir: "Anneni sevmen bana ihanet değil. İkimizi de sevmen en doğal hakkın." Bu yaşta üzüntü öfkeye dönüşebilir ve öfke çoğunlukla çocuğun daha güvende hissettiği ebeveyne yönelir. Bu, o ebeveynin daha kötü olduğu anlamına gelmez.

11-14 yaş

Ergenliğin başında çocuk artık ayrıntıyı sezer ve bazen bilir. Buna rağmen yetişkin ayrıntılarına ortak edilmez. Bu yaşta iki risk öne çıkar: çocuğun arabulucu rolüne soyunması ve iki ev arasında haber taşıyıcısı hâline gelmesi. İkisi de açıkça engellenmelidir: "Bu bizim çözeceğimiz bir mesele, senin görevin değil."

14-18 yaş

Ergenin görüşü alınır ancak karar yükü verilmez. Fark önemlidir: "Görüşme düzeni konusunda senin için neyin işe yaradığını duymak istiyorum" demek ile "kiminle kalmak istersin?" diye sormak aynı şey değildir. İkincisi çocuğu bir ebeveyni reddetme konumuna sokar. Bu yaşta tepki geri çekilme, ilgisizlik ya da eve gelmeme biçiminde görülebilir; bu durum "etkilenmedi" olarak okunmamalıdır. Ergenlik dönemine özgü güçlükler için ergen danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.

Söylenmemesi Gereken 8 Cümle

Bu listenin ortak paydası şudur: her biri çocuğu ebeveynler arasındaki alana çeker.

1. "Baban bizi bıraktı" / "Annen bu aileyi yıktı." Diğer ebeveyni suçlamak, çocuğun kendi kimliğinin yarısına saldırı gibi hissettirir. Araştırmalarda ebeveyn düşmanlığı, çocuğun içe ve dışa yönelim sorunlarıyla ilişkide öne çıkan aracı etkenlerden biri olarak bulunmuştur.

2. "Kiminle kalmak istersin?" Çocuğu bir ebeveyni reddetme kararının altına imza atmaya zorlar. Bu soru yetişkinlerin çözeceği bir meseledir.

3. "Her şey aynı kalacak." Tutulamayacak sözdür ve tutulmadığında çocuk söylenen diğer her şeye olan güvenini de kaybeder. Doğru cümle: "Bazı şeyler değişecek, bazıları aynı kalacak. Sana hangilerinin değiştiğini söyleyeceğim."

4. "Artık evin erkeğisin" / "Annene sen göz kulak ol." Çocuğu eş konumuna yükseltir. Rol karışması, boşanma sonrası çocuk uyumunda özel bir risk olarak değerlendirilmektedir.

5. "Babanda ne yaptınız, kim vardı?" Çocuğu bilgi kaynağına dönüştürür ve her görüşmeyi bir sorgu beklentisiyle yaşamasına yol açar.

6. "Senin için katlanıyordum." Boşanmanın yükünü çocuğa bindirir ve ağır bir suçluluk üretir.

7. "Ağlama, güçlü ol." Duyguyu bastırma talimatı verir. Çocuğun ağlaması sürecin işlediğinin göstergesidir, engellenmesi gereken bir şey değil.

8. "Bu geçici, belki döneriz." Kesinleşmiş bir kararda umut açık bırakmak, çocuğun uyum sürecini başlatmasını engeller ve yasını erteler.

Konuşmadan Sonra: İlk Haftalarda Ne Olur?

İlk tepkiler yaşa göre değişir ama çoğu geçici ve beklenendir: uyku ve iştah değişiklikleri, daha küçük yaş davranışlarına dönme, okulda dalgınlık, karın ve baş ağrısı, öfke patlamaları ya da tam tersine aşırı uyumlu ve "sorunsuz" bir hâle geçme.

Bu dönemde en çok işe yarayan beş şey:

  • Düzeni koruyun. Uyku saati, okul rutini, hafta sonu alışkanlıkları mümkün olduğunca sabit kalsın. Öngörülebilirlik, bu dönemde en güçlü sakinleştiricidir.
  • Çatışmayı çocuğun dışında tutun. Tartışma çocuğun duyabileceği yerde yapılmaz, telefon görüşmeleri çocuğun yanında gerçekleşmez. Bu tek başına en yüksek getirili müdahaledir.
  • Kapıyı açık tutun. "Aklına bir soru gelirse bana söyleyebilirsin" cümlesini birkaç kez tekrarlayın. Çocuk hazır olduğunda döner.
  • Suçsuzluk mesajını tekrarlayın. Özellikle küçük yaşta tek konuşma yetmez; ilk aylarda fırsat çıktıkça yenilenir.
  • Okulu bilgilendirin. Sınıf öğretmeninin ya da rehber öğretmenin durumdan haberdar olması, davranış değişikliğinin doğru okunmasını sağlar.

Bir de kendinize dair bir not: bu dönemde ebeveynlik kalitesi, çocuğun uyumunu belirleyen etkenler arasında öne çıkar. Kendi yükünü taşıyamayan bir ebeveynin çocuğuna alan açması zorlaşır. Bu nedenle kendi sürecinize destek almak, çocuğunuz için ayrı bir yatırımdır; bencillik değil.

Ne Zaman Uzman Desteği Almalı?

Aşağıdaki durumlarda destek almak süreci belirgin biçimde kolaylaştırır:

  • Uyku, iştah ya da davranıştaki değişimin birkaç haftadan uzun sürmesi
  • Okul başarısında belirgin ve süregiden düşüş
  • Altını ıslatma, konuşmada gerileme gibi geriye dönüşler
  • Arkadaşlardan ve sevdiği etkinliklerden çekilme
  • Sürekli baş ve karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar
  • Çocuğun ebeveynlerden biriyle ilişkisini tümüyle kesmesi
  • Ebeveynler arası çatışmanın çocuğun önünde sürmesi
  • Konuşmayı yapmadan önce nasıl anlatacağınızdan emin olamamanız

Son madde özellikle önemli: en verimli başvuru anı, konuşmadan öncedir. Tek bir hazırlık görüşmesinde ortak anlatının kurulması, hangi cümlelerin kullanılacağının belirlenmesi ve olası soruların provası yapılabilir.

Evdeki iletişim örüntülerinin öne çıktığı durumlarda aile içi iletişim, boşanma sonrası kural ve düzen tartışmalarında çocuğa sınır koyma yazısı, çocuğun kendisinde belirgin bir kaygı ya da davranış tablosu geliştiğinde çocuk ve ergen terapisi devreye girer.

Evde şiddet, tehdit ya da güvenlik riski varsa öncelik konuşmanın biçimi değil, güvenliktir. Acil durumlarda 112, kolluk için 155, danışma ve destek için ALO 183 Sosyal Destek Hattı aranabilir.

Aliağa'da Boşanma Süreci Danışmanlığı: Randevu ve Seans Düzeni

Aliağa'daki görüşmelerde süreç şöyle işler: ilk seansta kararın hangi aşamada olduğu, çocukların yaşı ve mevcut düzen konuşulur. Konuşma öncesi başvurularda ikinci seansta ortak anlatı kurulur ve provası yapılır. Konuşma sonrası başvurularda ise çocuğun tepkileri, ebeveynler arası iletişim ve yeni düzenin oturtulması üzerinde çalışılır.

  • Seans süresi: 60 dakika, genellikle haftada bir.
  • Kimler katılır: Mümkünse her iki ebeveyn; ortak görüşme mümkün değilse süreç tek ebeveynle de yürütülebilir.
  • Çocuk gelmeli mi: Konuşma hazırlığı aşamasında gerekmez; çalışma ebeveynlerle yürütülür. Çocukta belirgin bir tablo varsa ayrıca değerlendirilir.
  • Yer: Aliağa / İzmir'de yüz yüze görüşme.
  • Online seçenek: Türkiye'nin her yerinden ve yurt dışından çevrim içi görüşme. Ayrı evlerde yaşayan ebeveynlerin aynı görüşmeye katılabilmesini kolaylaştırdığı için bu başlıkta özellikle işlevseldir; online psikoterapi sayfasında ayrıntılar var.
  • Gizlilik: Görüşmelerde paylaşılan her bilgi meslek etiği ve yasal düzenlemeler çerçevesinde gizli tutulur.
  • Ücret: Seans ücreti dönemsel olarak güncellendiğinden burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi iletişim kanallarından alabilirsiniz.
  • Randevu: WhatsApp ya da telefon: +90 544 571 11 94.

Süreç ve yöntemlere dair ayrıntılı bilgiyi Aliağa boşanma süreci danışmanlığı sayfasında bulabilirsiniz. Karar henüz kesinleşmediyse ve ilişkiyi onarma ihtimali masadaysa evlilik danışmanlığı daha uygun bir başlangıç olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma kararı çocuğa ne zaman söylenmeli?

Karar kesinleştikten sonra, ancak ayrılık fiilen gerçekleşmeden önce söylenir. Uygulamada sık kullanılan aralık, taşınmadan yaklaşık iki ile dört hafta öncesidir. Bu süre çocuğa soru sorması, tepki vermesi ve fikre alışması için zaman tanır; daha erken söylemek belirsizlik süresini gereksiz uzatır, taşınma gününde söylemek ise çocuğu hazırlıksız yakalar. Konuşma için hafta sonu ya da ertesi gün okul olmayan bir akşam tercih edilir.

Boşanmayı çocuğa anne ve baba birlikte mi söylemeli?

Mümkünse evet. Birlikte söylemek çocuğa iki mesajı aynı anda verir: bu karar ortaktır ve taraf seçmesi gerekmez. Ayrıca haberi tek bir kez ve aynı sözcüklerle duyması, iki farklı anlatı arasında kalmasını önler. Şiddet, tehdit ya da güvenlik riski varsa ortak konuşma zorlanmaz; bu durumda çocuğun yanında bulunan ebeveyn sakin ve suçlayıcı olmayan bir dille tek başına anlatabilir.

Çocuğa boşanma nedeni açıklanmalı mı?

Bir neden söylenmeli, ancak ayrıntı verilmemelidir. Çocuğun ihtiyacı olan şey aldatma, borç ya da ailelerle ilgili çatışma gibi ayrıntılar değil; kararın nedensiz ve ani olmadığını bilmektir. "Uzun süredir birbirimizi üzüyorduk ve bunu düzeltmek için çok denedik, olmadı" düzeyinde bir açıklama çoğu yaş için yeterlidir. Yetişkin ayrıntılarını paylaşmak, çocuğu ebeveynlerinden birinin tarafına çeker ve sadakat çatışması yaratır.

Çocuk “sizin yüzünüzden mi” diye kendini suçlarsa ne yapmalı?

Kendini suçlamak, özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarda çok yaygındır ve tek bir cümleyle geçmez. "Bu senin yüzünden değil" cümlesi konuşmada açıkça söylenmeli, sonraki haftalarda da fırsat çıktıkça tekrarlanmalıdır. Ayrıca somut örnekle desteklemek işe yarar: "Odanı toplamadığın için ya da kardeşinle kavga ettiğin için değil. Bu tamamen bizim aramızdaki bir mesele."

Boşanma çocuğa zarar verir mi?

Araştırmalar boşanmanın kendisinden çok, çevresindeki koşulların belirleyici olduğunu göstermektedir. Ebeveynler arasındaki çatışma, boşanma sonrası çocuk uyumunun en çok çalışılmış ve en güçlü yordayıcılarından biridir; hatta çatışmanın yüksek olduğu ve boşanmanın gerçekleşmediği evlerdeki çocukların, boşanmış ailelerdeki çocuklara göre daha düşük iyilik hâli gösterdiği bulunmuştur. Yani asıl soru boşanılıp boşanılmayacağı değil, sürecin nasıl yürütüldüğüdür.

Çocuk hiç tepki vermezse bu iyiye işaret mi?

Tepkisizlik çoğu zaman "etkilenmedi" anlamına gelmez. Bazı çocuklar ebeveynlerini daha fazla üzmemek için tepkilerini içeride tutar; bu, klinikte sık görülen bir korunma biçimidir. Bu nedenle konuşmadan sonraki haftalarda kapıyı açık tutmak önemlidir: "Aklına bir soru gelirse ya da bir şey hissedersen bana söyleyebilirsin" cümlesini birkaç kez tekrarlamak, çocuğun kendi zamanında konuşmasına alan açar.

Çocuğa hangi cümleler söylenmemeli?

Diğer ebeveyni suçlayan cümleler ("baban bizi bıraktı"), çocuğu taraf seçmeye zorlayan sorular ("kiminle kalmak istersin"), tutulamayacak sözler ("her şey aynı kalacak"), çocuğu sırdaş ya da destek konumuna koyan ifadeler ("artık evin erkeği sensin") ve çocuk üzerinden bilgi toplamak. Bunların ortak özelliği, çocuğu ebeveynler arasındaki alana çekmeleridir; araştırmalarda ebeveyn düşmanlığı ve rol karışması, çocuk uyumu açısından belirgin risk etkenleri arasında sayılmaktadır.

Çocuk boşanmaya ne kadar sürede alışır?

Uyum, tek bir tarihe bağlanmaz. Uygulamada ilk yoğun tepki dönemi genellikle birkaç hafta ile birkaç ay arasında yumuşar; günlük düzenin oturması ise daha uzun sürebilir. Araştırmalar çocukların önemli bir bölümünün zaman içinde belirgin biçimde toparlandığını göstermektedir. Süreyi kısaltan başlıca etkenler öngörülebilir bir düzen, iki ebeveynle de sürdürülen ilişki ve ebeveynler arasındaki çatışmanın çocuğa yansımamasıdır.

Ne zaman uzman desteği almalıyım?

Konuşmanın kendisi için önceden destek almak, sonrasında sorun çıkmasını beklemekten daha işlevseldir; tek bir hazırlık görüşmesi bile çoğu ebeveyn için yeterli olur. Sonrasında ise şu durumlarda destek önerilir: uyku ve iştahtaki değişimin birkaç haftadan uzun sürmesi, okul başarısında belirgin düşüş, yeniden başlayan altını ıslatma gibi geriye dönüşler, arkadaşlardan çekilme, sürekli baş ve karın ağrısı, ebeveynler arası çatışmanın çocuğun önünde sürmesi ya da çocuğun ebeveynlerden biriyle ilişkisini kesmesi.

Boşanma süreci danışmanlığı ücretleri ne kadar?

Seans ücreti dönem dönem güncellendiği için burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi WhatsApp ya da telefon üzerinden alabilirsiniz. Görüşmeler 60 dakika ve genellikle haftada bir yapılır. Aliağa ve çevresindeki genel piyasa aralığına dair fikir edinmek isterseniz, Aliağa'da pedagog ücretlerini ele alan yazıya bakabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Kelly, J. B., & Emery, R. E. (2003). Children's adjustment following divorce: Risk and resilience perspectives. Family Relations, 52(4), 352-362.
  2. Amato, P. R. (2000). The consequences of divorce for adults and children. Journal of Marriage and Family, 62(4), 1269-1287.
  3. Amato, P. R. (2001). Children of divorce in the 1990s: An update of the Amato and Keith (1991) meta-analysis. Journal of Family Psychology, 15(3), 355-370.
  4. van der Wal, R. C., Finkenauer, C., & Visser, M. M. (2019). Reconciling mixed findings on children's adjustment following high-conflict divorce. Journal of Child and Family Studies, 28(2), 468-478. (142 çocuk; yüksek çatışmalı boşanma)
  5. van der Valk, I., ve ark. (2020). A meta-analysis on interparental conflict, parenting, and child adjustment in divorced families: Examining mediation using meta-analytic structural equation models. Clinical Psychology Review, 79, 101861.
  6. Dunn, J., Davies, L., O'Connor, T., & Sturgess, W. (2001). Family lives and friendships: The perspectives of children in step-, single-parent, and nonstep families. Journal of Family Psychology, 15(2), 272-287.
  7. Lansford, J. E. (2009). Parental divorce and children's adjustment. Perspectives on Psychological Science, 4(2), 140-152.
  8. Emery, R. E. (2004). The truth about children and divorce: Dealing with the emotions so you and your children can thrive. New York: Viking.

Son güncelleme: 1 Ağustos 2026

Bu Konuşmaya Hazırlanmak İster misiniz?

Ortak anlatıyı kurmak, hangi cümlelerin kullanılacağını belirlemek ve olası soruların provasını yapmak için tek bir görüşme çoğu zaman yeterli olur. Aliağa'da yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu ve Bilgi Alın

Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; psikolojik değerlendirme, tanı veya tedavinin yerine geçmez, hukuki danışmanlık içermez. Kişisel bir güçlük yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Kadir Şahbaz

Kadir Şahbaz

Psikolojik Danışman ve Sistemik Psikoterapist

Aliağa'da birey, çift, çocuk, ergen ve ailelerle çalışan psikolojik danışman ve sistemik psikoterapisttir. Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamladı; sistemik psikoterapi eğitimini Sistemik Psikoterapi Enstitüsü'nde aldı. Çalışmalarında sistemik yaklaşımın yanı sıra bilişsel davranışçı yöntemlerden ve EMDR'den yararlanır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yapmakta olup tez çalışması ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin psikolojik sağlamlık, duygu düzenleme ve bilişsel esneklik düzeyleri üzerinedir.

Kadir Şahbaz hakkında ayrıntılı bilgi →
Takvim Randevusu Al
WhatsApp ile Ulaşın