Aliağa'da Anksiyete (Kaygı) Terapisi

Endişelerinizin hayatınızı yönetmesine izin vermeyin.

Aliağa'da anksiyete (kaygı) terapisi - Psikolojik Danışman Kadir Şahbaz

Zihniniz hiç susmuyor. Bir konu biter, yerine hemen bir başkası geliyor. Çoğu zaman neyle ilgili olduğunu bile tam söyleyemiyorsunuz — sadece içinizde sürekli bir tetikte olma hâli var.

Belki geceleri uykuya dalmakta zorlanıyorsunuz, kafanızda gün içindeki bir konuşmayı defalarca çeviriyorsunuz. Belki omuzlarınız hep gergin, mideniz düğüm düğüm. Belki yapmanız gerekenleri erteliyorsunuz çünkü düşünmek bile yoruyor. Ya da çevrenizdekiler "boş yere kafana takıyorsun" diyor ve bu sizi daha da yalnız hissettiriyor.

Kaygı kendiliğinden bir sorun değil; bizi hazırlıklı tutan bir alarm sistemidir. Sorun, alarmın gerçek bir tehlike olmadığında da çalması ve çaldığında susmamasıdır. Bu noktada kaygı sizi korumaz, yaşam alanınızı daraltmaya başlar. İyi haber şu: kaygı bozuklukları, psikoterapinin en iyi çalışıldığı ve en yüksek başarı gösterdiği alanlardan biridir.

Kaygı terapisini Aliağa'da yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online olarak sürdürebiliriz.

Kaygıyla Tek Başınıza Uğraşmak Zorunda Değilsiniz

Süreci, seans düzenini ve ücreti öğrenmek için randevu almanız gerekmiyor. Ücretsiz ön görüşmede sorularınızı yanıtlıyorum.

WhatsApp'tan Yazın Telefonla Arayın Takvim Randevusu Al

Kaygı Ne Zaman "Normal" Olmaktan Çıkar?

Normal kaygı ile klinik düzeydeki kaygıyı ayıran keskin bir çizgi yoktur; fark genellikle derece meselesidir. Uygulamada şu beş ölçüte bakılır:

  • Orantı: Kaygının şiddeti, karşı karşıya olunan durumun gerçek riskiyle orantılı mı?
  • Süreklilik: Tehdit ortadan kalktığında kaygı da geçiyor mu, yoksa arka planda çalışmaya devam mı ediyor?
  • Kontrol edilebilirlik: Endişeyi bir noktada durdurabiliyor musunuz, yoksa zihin kendi başına mı gidiyor?
  • İşlevsellik: Uyku, iş performansı, ilişkiler, sosyal yaşam etkileniyor mu?
  • Kaçınma: Kaygı yüzünden gitmediğiniz yerler, yapmadığınız şeyler, ertelediğiniz kararlar birikiyor mu?

Son madde özellikle önemlidir. Kaygının yaşamı en çok daraltan yanı, hissedilen rahatsızlıktan çok, bu rahatsızlıktan kaçınmak için geliştirilen davranışlardır.

Bir not: Tanı koymak hekimlik yetkisi gerektirir. Psikolojik danışmanlık ve psikoterapi sürecinde tanı koymam; birlikte yaptığımız şey, yaşadığınız zorluğu anlamak, haritalandırmak ve üzerinde çalışılabilir hâle getirmektir. Tıbbi bir değerlendirme gerektiğini düşündüğüm durumlarda bunu açıkça belirtir, psikiyatri hekimine yönlendiririm.

Anksiyetenin Yaygın Belirtileri

Kaygı yalnızca bir "düşünce hâli" değildir; bedende, zihinde ve davranışta eş zamanlı olarak görünür. Danışanların çoğu, aslında bedensel belirtiler nedeniyle önce dâhiliye ya da kardiyoloji polikliniklerine başvurduklarını, tetkiklerde bir şey çıkmayınca psikolojik desteğe yöneldiklerini anlatır.

Bedensel belirtiler

  • Çarpıntı, nefes darlığı veya hızlı ve yüzeysel nefes alıp verme
  • Kas gerginliği, özellikle omuz, boyun ve çene bölgesinde
  • Mide bulantısı, sindirim sorunları, "midede kelebekler" hissi
  • Baş dönmesi, terleme, titreme, ellerde uyuşma
  • Uykuya dalmakta güçlük, sık uyanma, dinlenmemiş uyanma
  • Sürekli yorgunluk ve tükenmişlik hissi

Zihinsel ve duygusal belirtiler

  • Sürekli endişe hâli ve en kötü senaryoyu düşünme eğilimi
  • Zihnin durmaması, bir endişeden diğerine atlaması
  • Odaklanma güçlüğü veya zihnin aniden "boşalması" hissi
  • Belirsizliğe tahammül edememe, kesinlik arayışı
  • Kolayca sinirlenme, tahammülsüzlük, huzursuzluk
  • Kontrolü kaybetme ya da "delirme" korkusu

Davranışsal belirtiler

  • Kaygı uyandıran ortam, kişi ve durumlardan kaçınma
  • Karar vermeyi erteleme, sürekli fikir sorma, onay arayışı
  • Defalarca kontrol etme (kapı, ocak, e-posta, sağlık belirtileri)
  • Yanında "güvenlik nesneleri" taşıma, yalnız çıkmama
  • İnternette belirti araştırma ve bunun kaygıyı daha da artırması

Anksiyete Bozukluklarının Başlıca Türleri

Kaygı tek bir tabloya işaret etmez. Klinik uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:

  • Yaygın anksiyete bozukluğu: Belirli bir konuya bağlı olmayan, sağlıktan paraya, işten çocuklara pek çok alana yayılan ve çoğunlukla altı ayı aşan sürekli endişe hâli.
  • Panik bozukluk: Aniden başlayan, dakikalar içinde doruğa çıkan yoğun korku nöbetleri ve bu nöbetlerin tekrarlamasından duyulan korku.
  • Sosyal kaygı bozukluğu: Başkaları tarafından değerlendirilme, olumsuz yargılanma ya da rezil olma korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınma.
  • Özgül fobiler: Belirli bir nesne veya duruma (yükseklik, kapalı alan, iğne, uçak, hayvanlar) yönelik, orantısız ve kalıcı korku.
  • Ayrılık kaygısı bozukluğu: Yalnızca çocuklukta değil, yetişkinlikte de görülebilen, bağlanılan kişiden ayrılmaya ilişkin yoğun kaygı.

Güncel tanı sınıflandırmalarında obsesif kompulsif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu artık anksiyete bozuklukları başlığı altında değil, ayrı bölümlerde ele alınır. Ancak her ikisinde de kaygı merkezî bir rol oynadığı için terapide sıklıkla benzer ilkelerle çalışılır. Sınav kaygısı ise başlı başına bir tanı kategorisi değildir; çoğunlukla performans kaygısının özel bir görünümüdür.

Kaygıyı Ne Sürdürür?

Terapinin en kritik sorusu "kaygı nereden başladı" değil, "bugün onu ne ayakta tutuyor" sorusudur. Çünkü değiştirilebilecek olan şey, sürdürücü döngülerdir.

  • Kaçınma döngüsü: Kaygı veren durumdan kaçındığınızda rahatlarsınız. Bu rahatlama, kaçınma davranışını pekiştirir ve bir sonraki sefer kaçınma ihtimalini artırır. Kısa vadede işe yarayan çözüm, uzun vadede sorunun kendisi hâline gelir.
  • Güvenlik davranışları: Ortama girip de "her ihtimale karşı" alınan önlemler (kapıya yakın oturmak, yanında su ya da ilaç taşımak, hep birlikte çıkmak), kötü bir şey olmadığında bunun kendi çabanız sayesinde olduğu inancını güçlendirir. Böylece korku hiç sınanamaz.
  • Endişe hakkındaki inançlar: "Endişelenirsem hazırlıklı olurum" gibi olumlu inançlar endişeyi besler; "Bu endişe beni hasta edecek, kontrolümü kaybedeceğim" gibi olumsuz inançlar ise endişe hakkında endişelenmeye yol açar.
  • Bedensel duyumların yorumlanması: Çarpıntının kalp krizi, baş dönmesinin bayılma işareti olarak okunması, bedensel tepkiyi daha da artırır ve döngüyü hızlandırır.
  • Belirsizliğe tahammülsüzlük: Kesinlik arayışı (araştırmak, sormak, kontrol etmek) geçici bir rahatlama sağlar, ancak belirsizliğe dayanma kapasitesini zamanla zayıflatır.
  • İlişkisel ve ailesel sistem: Kaygı bir boşlukta yaşanmaz. Aile üyelerinin iyi niyetli güvence vermeleri, kaçınmaya eşlik etmeleri ya da sorumluluğu devralmaları, farkında olmadan döngünün parçası hâline gelebilir. Sistemik yaklaşımın kaygı çalışmasına kattığı en önemli katman budur.

Psikoterapi Kaygıda Ne Kadar İşe Yarıyor?

Anksiyete bozuklukları, psikoterapi araştırmalarında en çok çalışılmış alanlardan biridir. Kanıt tablosunun dürüst bir özeti şöyle:

Carpenter ve arkadaşlarının 2018 tarihli meta-analizi, 41 randomize plasebo kontrollü çalışmayı ve 2.843 katılımcıyı bir araya getirdi. Bilişsel davranışçı terapi, hedef bozukluğun belirtileri üzerinde plaseboya kıyasla orta düzeyde bir etki gösterdi (Hedges' g = 0,56). Tedaviye yanıt verme olasılığı, plasebo koşuluna kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksekti (olasılık oranı 2,97).

İngiltere Ulusal Sağlık ve Bakım Mükemmeliyeti Enstitüsü'nün (NICE) yaygın anksiyete bozukluğu kılavuzu, belirgin işlevsellik kaybı olan kişilerde yüksek yoğunluklu psikolojik müdahale olarak bilişsel davranışçı terapi ya da uygulamalı gevşemeyi önerir ve bunun tipik olarak haftada bir, yaklaşık birer saatlik 12–15 seans şeklinde yürütüldüğünü belirtir.

Bu tabloya bir denge notu düşmek gerekir: 2017 sonrası yayımlanan plasebo kontrollü çalışmaları derleyen daha yeni bir meta-analiz, daha küçük etki büyüklükleri bildirmiştir (Hedges' g = 0,24). Bulgunun büyük ölçüde travma sonrası stres bozukluğu çalışmalarından kaynaklandığı ve diğer kaygı bozukluklarında son yıllarda az sayıda plasebo kontrollü çalışma yapıldığı da aynı yayında belirtiliyor. Kısacası kaygı, psikoterapiye en iyi yanıt veren alanlardan biridir. Sonuca ulaşma hızı kişiden kişiye değişir; bu nedenle süreci belirli aralıklarla birlikte gözden geçiririz.

Terapide Neler Üzerine Çalışıyoruz?

Kaygı çalışmasında amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değildir; bu ne mümkün ne de sağlıklı olurdu. Amaç, kaygıyı anlamak, yönetilebilir bir düzeye çekmek ve hayatınız üzerindeki kontrolünü size geri vermektir.

  • Değerlendirme ve formülasyon: İlk görüşmelerde kaygının hangi durumlarda yükseldiğini, hangi düşüncelerin eşlik ettiğini, bedende nasıl göründüğünü ve hangi kaçınmaların devreye girdiğini birlikte haritalandırırız. Bu harita, terapinin yol planıdır.
  • Psikoeğitim: Kaygının nasıl çalıştığını, savaş-kaç tepkisinin bedende ne yaptığını ve belirtilerin neden tehlikeli olmadığını anlamak, çoğu danışan için ilk rahatlamayı sağlar.
  • Bilişsel çalışma: Kaygıyı tetikleyen gerçekçi olmayan düşünce kalıplarını (felaketleştirme, aşırı genelleme, zihin okuma) fark etmeyi ve bunları sınamayı öğreniriz. Amaç "olumlu düşünmek" değil, daha doğru düşünmektir.
  • Kaçınmanın kademeli olarak azaltılması: Kaygı veren durumlarla, birlikte belirlediğimiz bir sırayla ve kontrollü biçimde temas kurmak, kaygı çalışmasının en belirleyici bileşenidir. Bu adım hiçbir zaman zorlamayla değil, hazır olduğunuz hızda ilerler.
  • Beceri kazanımı: Nefes düzenleme, uygulamalı gevşeme ve farkındalık temelli teknikler, kaygı yükseldiği anlarda kullanabileceğiniz somut araçlardır. Bunların kaçınma aracına dönüşmemesine özellikle dikkat ederiz.
  • Sistemik bakış: Kaygının aile ve ilişki sistemi içindeki işlevini, kimin neyi taşıdığını ve döngüyü kimin farkında olmadan sürdürdüğünü ele alırız. Gerektiğinde eş ya da aile görüşmeleri sürece dâhil edilebilir.
  • EMDR ile geçmiş deneyimlerin işlenmesi: Bugünkü kaygıya katkıda bulunan geçmiş olumsuz yaşantılar varsa, bunları güvenli bir çerçevede işleriz. Şunu açıkça belirtmeliyim: EMDR'nin en güçlü kanıt tabanı travma sonrası stres bozukluğu alanındadır ve uluslararası kılavuzlarda öncelikle bu alanda önerilir. Kaygı çalışmasında EMDR'yi, tabloyu besleyen travmatik ya da örseleyici deneyimler olduğunda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanırım.

Süreç Nasıl İşliyor?

  • İlk seans: Tanışma ve değerlendirme seansıdır. Sizi terapiye getiren nedenleri, beklentilerinizi ve hedeflerinizi konuşur, birlikte çalışmanın size uygun olup olmadığına karar veririz.
  • Seans süresi ve sıklığı: Seanslar 60 dakika sürer ve genellikle haftada bir, aynı gün ve saatte yapılır. Düzenlilik, kaygı çalışmasında ilerlemeyi belirgin biçimde kolaylaştırır.
  • Toplam süre: Kılavuzların yaygın anksiyete bozukluğu için işaret ettiği aralık 12–15 seanstır. Gerçek süre; belirtilerin şiddetine, eşlik eden başka zorluklara ve seans aralarındaki uygulamalara göre değişir. Bazı danışanlarla daha kısa, bazılarıyla daha uzun çalışırız.
  • Seans arası çalışma: Terapinin etkisi büyük ölçüde seans odasının dışında olup bitenle belirlenir. Küçük, uygulanabilir ve birlikte kararlaştırılmış adımlar üzerinden ilerleriz.
  • Gizlilik: Paylaştığınız her şey, yasal zorunluluklar dışında gizli tutulur.

Nereden Başlayacağımızı Birlikte Belirleyelim

İlk görüşme bir karar değil, bir değerlendirmedir. Yaşadığınız tabloyu konuşalım ve size uygun çerçeveyi kuralım.

WhatsApp'tan Yazın Randevu Bilgileri Takvim Randevusu Al

Ne Zaman Destek Almalısınız?

Kesin bir eşik yok, ancak aşağıdakilerden biri sizin için geçerliyse profesyonel destek almanın anlamlı olduğunu söyleyebilirim:

  • Kaygı haftalardır sürüyor ve kendiliğinden geçmiyor
  • Uykunuz, iştahınız veya konsantrasyonunuz belirgin biçimde bozuldu
  • Kaçındığınız durumların listesi giderek uzuyor
  • İş, okul ya da ilişkilerinizde somut kayıplar yaşamaya başladınız
  • Kaygıyla baş etmek için alkol, madde ya da reçetesiz ilaç kullanmaya yöneldiniz
  • Bedensel yakınmalarınız için tıbbi değerlendirme yapıldı ve organik bir neden bulunamadı

Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa ya da güvenliğinizden endişe ediyorsanız, randevu beklemeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Aliağa'da Yüz Yüze, Türkiye'nin Her Yerinden Online

Seansları Aliağa'daki ofiste yüz yüze yürütebilir ya da tamamen online olarak gerçekleştirebilirsiniz. Online seçeneğin etkililiği sık sorulan bir konu olduğu için somut veriyle yanıtlamak isterim: Carlbring ve arkadaşlarının 20 randomize kontrollü çalışmayı derleyen 2018 tarihli meta-analizi, terapist destekli internet temelli bilişsel davranışçı terapi ile yüz yüze bilişsel davranışçı terapinin tedavi sonrası etkilerini eşdeğer bulmuştur (Hedges' g = 0,05; %95 güven aralığı −0,09 ile 0,20).

Pratikte online çalışmayı; Aliağa dışında yaşayan, ulaşım ya da zaman kısıtı olan, yoğun çalışma temposu nedeniyle sabit bir saate bağlanamayan danışanlar tercih ediyor. Ayrıntılar için online psikoterapi sayfasına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaygı ile normal endişe arasındaki fark nedir?

Endişe, belirli bir soruna yöneliktir, sorun çözüldüğünde geçer ve genellikle harekete geçirir. Klinik düzeydeki kaygı ise durumla orantısızdır, tehdit ortadan kalktığında da sürer, kontrol edilmesi güçtür ve harekete geçirmek yerine kaçınmaya yol açar. Ayrımda belirleyici ölçüt, günlük yaşamın ne kadar etkilendiğidir.

Anksiyete terapisi ne kadar sürer?

Uluslararası kılavuzlar yaygın anksiyete bozukluğu için haftada bir, yaklaşık birer saatlik 12–15 seanslık bir aralığa işaret eder. Gerçek süre kişiye göre değişir; belirtilerin şiddeti, ne kadar süredir devam ettiği, eşlik eden başka zorluklar ve seans arası uygulamalara ayrılan zaman belirleyicidir. Süreci baştan sabit bir sayıya bağlamak yerine, belirli aralıklarla birlikte gözden geçirmeyi tercih ediyorum.

Seanslar ne kadar sürüyor ve ne sıklıkla yapılıyor?

Seanslar 60 dakika sürer ve genellikle haftada bir kez, aynı gün ve saatte yapılır. Sürecin ilerleyen aşamalarında sıklık, ihtiyaca göre birlikte yeniden düzenlenebilir.

Kaygı terapisinde neler yapıyoruz?

Önce kaygının hangi durumlarda yükseldiğini, hangi düşünce ve kaçınmaların onu sürdürdüğünü haritalandırırız. Ardından gerçekçi olmayan düşünce kalıpları üzerinde çalışır, kaçınmayı kademeli olarak azaltır, nefes ve gevşeme gibi somut beceriler kazanırız. Kaygıyı besleyen geçmiş olumsuz deneyimler varsa bunları EMDR ile güvenli bir çerçevede işleyebiliriz.

Kaygı için ilaç kullanmam gerekir mi?

Bu kararı yalnızca psikiyatri hekimi verebilir; ilaç önerme yetkim yoktur. Kılavuzlar, belirgin işlevsellik kaybı olan durumlarda psikoterapi ile ilaç tedavisi arasında bir üstünlük bulunmadığını ve seçimin kişinin tercihine göre yapılması gerektiğini belirtir. Bazı danışanlar yalnızca psikoterapiyle, bazıları ise ikisini birlikte yürüterek ilerler. Tıbbi değerlendirme gerektiğini düşündüğümde açıkça yönlendirir, gerektiğinde hekimle eş güdümlü çalışırım.

Anksiyete terapisi online yapılabilir mi?

Evet. Terapist destekli internet temelli bilişsel davranışçı terapiyi yüz yüze terapiyle karşılaştıran meta-analizler, iki biçimin etkilerini eşdeğer bulmuştur. Aliağa'da yüz yüze görüşebilir ya da Türkiye'nin her yerinden online seans oluşturabilirsiniz.

Kaygı tamamen geçer mi?

Hedef kaygıyı tamamen yok etmek değildir; kaygı, işlevi olan doğal bir duygudur ve ondan büsbütün kurtulmak ne mümkün ne de istenir bir şeydir. Terapinin hedefi, kaygının şiddetini ve sıklığını yönetilebilir bir düzeye indirmek, kaçınmaları geri kazanmak ve kaygı yükseldiğinde kullanabileceğiniz araçlara sahip olmanızdır. Süreç sonunda pek çok danışan, kaygının hâlâ zaman zaman geldiğini ancak artık hayatı yönetmediğini bildirir.

İlk seansta ne oluyor?

İlk seans bir tanışma ve değerlendirme görüşmesidir. Sizi terapiye getiren nedenleri, yaşadığınız zorluğun geçmişini, beklentilerinizi ve hedeflerinizi konuşuruz. Bu görüşmenin sonunda nasıl bir yol izleyeceğimize ve birlikte çalışmanın size uygun olup olmadığına birlikte karar veririz. Hiçbir şey anlatmak zorunda değilsiniz; hızınızı siz belirlersiniz.

Seans ücreti ne kadar?

Seans ücreti; görüşmenin bireysel mi çift ya da aile görüşmesi mi olduğuna ve uygulanacak yönteme göre değişir. Bu nedenle tek bir rakam vermek yerine, ücretsiz ön görüşmede size uygun çerçeveyi belirleyip net ücret bilgisini paylaşıyorum. Ön görüşme için WhatsApp'tan yazabilir ya da arayabilirsiniz.

Bu Konuda Yazılar

Kaygı ve panik başlığı altında yazdığım, bu sayfadaki konuları ayrıntılandıran yazılar:

Zihninizin Susmadığı Bir Hayata Alışmak Zorunda Değilsiniz

Kaygıyla çalışmak onu yok saymak değil, onunla ilişkinizi değiştirmektir. Nereden başlayacağımızı birlikte konuşalım.

WhatsApp'tan Yazın Randevu ve İletişim Takvim Randevusu Al

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü. Mental disorders (bilgi notu). who.int
  2. Dünya Sağlık Örgütü. Anxiety disorders (bilgi notu).
  3. Carpenter, J. K., Andrews, L. A., Witcraft, S. M., Powers, M. B., Smits, J. A. J., & Hofmann, S. G. (2018). Cognitive behavioral therapy for anxiety and related disorders: A meta-analysis of randomized placebo-controlled trials. Depression and Anxiety, 35(6), 502–514.
  4. Bhattacharya, S., Goicoechea, C., Heshmati, S., Carpenter, J. K., & Hofmann, S. G. (2023). Efficacy of cognitive behavioral therapy for anxiety-related disorders: A meta-analysis of recent literature. Current Psychiatry Reports, 25, 19–30.
  5. National Institute for Health and Care Excellence. Generalised anxiety disorder and panic disorder in adults: management (CG113). nice.org.uk
  6. Carlbring, P., Andersson, G., Cuijpers, P., Riper, H., & Hedman-Lagerlöf, E. (2018). Internet-based vs. face-to-face cognitive behavior therapy for psychiatric and somatic disorders: An updated systematic review and meta-analysis. Cognitive Behaviour Therapy, 47(1), 1–18.

Son güncelleme: 31 Temmuz 2026

Kadir Şahbaz

Kadir Şahbaz

Psikolojik Danışman ve Sistemik Psikoterapist

Aliağa'da birey, çift, çocuk, ergen ve ailelerle çalışan psikolojik danışman ve sistemik psikoterapisttir. Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamladı; sistemik psikoterapi eğitimini Sistemik Psikoterapi Enstitüsü'nde aldı. Çalışmalarında sistemik yaklaşımın yanı sıra bilişsel davranışçı yöntemlerden ve EMDR'den yararlanır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yapmakta olup tez çalışması ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin psikolojik sağlamlık, duygu düzenleme ve bilişsel esneklik düzeyleri üzerinedir.

Kadir Şahbaz hakkında ayrıntılı bilgi →
WhatsApp ile Ulaşın