Çocuk ve Ergen

Pedagog Seansında Ne Oluyor? Süreç, Etkililik ve Çocuğun Direnci

Yazar: Kadir Şahbaz | Yayın Tarihi: 29 Eylül 2026 | Güncelleme: 29 Eylül 2026

Aliağa pedagog desteği, çocuk terapisi ve oyun terapisi süreci

Aliağa'da pedagog desteği için arayan ebeveynlerin randevudan önce sorduğu sorular neredeyse hep aynı üç başlıkta toplanıyor:

"Orada ne oluyor?" — çocuğum içeride ne anlatacak, ben odada olacak mıyım, bana ne aktarılacak.
"Gerçekten işe yarıyor mu, kaç seans sürecek?" — zaman ve maliyet belirsiz olduğu sürece karar veremiyorum.
"Çocuğum gitmek istemiyor, ne yapayım?" — randevu aldım ama ikna edemiyorum.

Bu üç soru cevaplanmadığında başvuru sürekli ertelenir. Bu yazı üçünü de ayrıntısıyla ele alıyor: süreç, etkililik ve süre, çocuğun direnci.

Pedagog kavramının ne anlama geldiği, hangi durumlarda başvurulduğu ve bölgedeki genel ücret aralığı için Aliağa'da pedagog mu arıyorsunuz yazısına bakabilirsiniz. Burada süreci anlatıyorum.

Birinci Bölüm: Süreçte Ne Oluyor?

1. Süreç çocukla değil, ebeveynle başlar

İlk görüşmeye genellikle yalnızca ebeveynler gelir. Bu, ailelerin çoğunu şaşırtır ama iki nedeni var.

Birincisi, çocuğun yanında konuşulan şikâyetler onu utandırır ve sürece olumsuz bir başlangıç yaptırır. Odaya "sorunlu kişi" olarak giren bir çocuk kolay kolay açılmaz. İkincisi, gelişim öyküsü, aile düzeni ve okul geri bildirimleri gibi başlıklar ayrıntı gerektirir; çocuğun bulunduğu bir ortamda bunlar rahatça konuşulamaz.

Bu görüşmede konuşulanlar: gebelik ve doğum öyküsü, gelişim basamakları, uyku ve beslenme düzeni, güncel şikâyetin ne zaman başladığı, evdeki tipik bir gün, kardeş ilişkileri, okul geri bildirimleri ve daha önce denenmiş çözümler.

Ergenlerde bu sıra değişebilir. Bazı durumlarda gencin kendisiyle başlamak, ona sürecin kendi süreci olduğunu göstermek açısından daha işlevseldir.

2. Çocukla tanışma görüşmesi

İkinci aşamada çocuk odaya gelir. Burada hedef sorunu çözmek değil, ilişki kurmaktır. Pek çok ebeveyn ilk seanstan sonra "hiçbir şey konuşmamışlar" diye kaygılanır; oysa olan tam olarak olması gerekendir.

Yaşa göre görüşmenin biçimi değişir:

  • 3-6 yaş: Neredeyse tamamen oyun. Çocuk kendini sözcüklerle anlatamaz, oyunda canlandırır.
  • 7-11 yaş: Oyun ve konuşma birlikte. Çizim, kutu oyunları ve hikâye kurma sık kullanılır.
  • 12-14 yaş: Konuşma ağırlıklı, ancak doğrudan sorgu değil. Bu yaş grubu "röportaj" hissini çabuk fark eder ve kapanır.
  • 15-18 yaş: Yetişkin görüşmesine yakın. Gizlilik çerçevesinin açıkça konuşulması bu yaşta kritiktir.

3. Neden oyun? Bu gerçekten terapi mi?

Ebeveynlerin en sık dile getirdiği çekince bu: "Ben para veriyorum, o oyun oynuyor."

Küçük çocuklarda oyun eğlence değil, çalışma dilidir. Bir çocuk "kardeşim doğduğundan beri kendimi değersiz hissediyorum" diyemez; ancak bebek oyuncağını sürekli kenara iten bir oyun kurabilir.

Çocuk merkezli oyun terapisi yaklaşımlarının etkililiğini inceleyen bir meta-analizde orta düzeyde etki bildirilmiş ve ebeveyn katılımının sonucu olumlu yönde etkilediği gösterilmiştir (Lin & Bratton, 2015).

Dışarıdan bakıldığında oyun gibi görünen şey, yapılandırılmış bir değerlendirme ve müdahale aracıdır. Hangi oyuncakların seçildiği, hangi sahnelerin tekrarlandığı ve oyunun nerede kesildiği klinik bilgi taşır.

Oyun terapisinin çerçevesi ve hangi yaş gruplarında kullanıldığı için oyun terapisi sayfasına bakabilirsiniz.

4. Ben odada olabilir miyim?

Bu, çocuğun yaşına ve çalışılan konuya göre belirlenir.

Çok küçük çocuklarda ya da ayrılık kaygısının belirgin olduğu durumlarda ilk görüşmelerde ebeveynin odada bulunması yararlı olabilir; zamanla kademeli olarak ayrılınır. Bu tablo için çocukta anne bağımlılığı yazısı ayrı bir çerçeve sunar.

Buna karşılık okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde ebeveynin odada bulunması genellikle açılmayı engeller: çocuk söyleyeceklerini sizin tepkinize göre ayarlar. Bu nedenle çalışmanın büyük bölümü çocukla baş başa yürütülür ve ebeveynle ayrı görüşmeler yapılır.

5. Çocuğumun anlattıkları bana söylenir mi?

Bu, ilk görüşmede netleştirilmesi gereken en önemli konudur. Uygulamada yaygın kabul gören çerçeve şudur: çocuğun anlattıkları ayrıntısıyla aktarılmaz, ancak ebeveyn sürecin gidişatı hakkında düzenli olarak bilgilendirilir.

Yani size seansın dökümü değil, tablonun özeti ve ne yapılması gerektiği aktarılır. Bu sınırın nedeni işlevseldir: her anlattığının anne babasına iletileceğini bilen bir çocuk anlatmayı bırakır.

Bununla birlikte çocuğun ya da bir başkasının güvenliğini ilgilendiren durumlar bu sınırın dışındadır ve aileyle paylaşılır. Ergen görüşmelerinde bu çerçevenin gençle de açıkça konuşulması gerekir; gizliliğin sınırını bilmeyen bir ergen ya hiçbir şey anlatmaz ya da güvenini bir kez kaybeder.

6. Seanstan sonra ne sormalı?

Mümkün olduğunca az şey. Araba yolunda başlayan "ne konuştunuz, ne anlattın" sorguları çocuğu sıkıştırır ve bir sonraki seansta daha kapalı olmasına yol açar.

Sorulacaksa tek bir açık soru yeterli: "Nasıldı?" Anlatmak isterse zaten anlatır.

Bir not: seans çıkışında çocuğun sessiz ya da yorgun olması olumsuz bir işaret değildir. Duygusal olarak yoğun bir saatin ardından toparlanma süresine ihtiyaç duyar.

7. Sürecin genel haritası

  • 1. görüşme: Ebeveyn görüşmesi, öykü alma
  • 2-3. görüşme: Çocukla tanışma ve değerlendirme
  • 4. görüşme civarı: Aileye geri bildirim ve plan paylaşımı
  • Sonraki seanslar: Çocukla çalışma, aralarda ebeveyn görüşmeleri
  • Gerektiğinde: Okul ve öğretmen iş birliği, hekime yönlendirme
  • Sonlandırma: Kademeli seyrekleştirme, ardından izlem görüşmesi

Sonlandırmanın kademeli olması önemlidir. Haftalık görüşmelerin bir anda kesilmesi yerine iki haftada bire, sonra aya düşürülmesi, kazanımların yerleşmesini sağlar.

İkinci Bölüm: İşe Yarıyor mu, Kaç Seans Sürer?

Çocuk ve ergen psikoterapisi üzerine elli yılı aşkın araştırmayı birleştiren kapsamlı bir meta-analiz, psikolojik müdahalelerin ortalama olarak küçük ile orta arasında bir etki ürettiğini bildirmektedir (Weisz ve ark., 2017).

Aynı çalışmanın en önemli bulgusu, etkinin sorun türüne göre değişmesidir: kaygı başlığında etkiler daha güçlüyken, birden çok sorunun bir arada bulunduğu tablolarda daha düşüktür.

Bu bulguyu dürüstçe aktarmak gerekiyor: destek işe yarar, ancak sihirli bir çözüm değildir. Tek seansta dönüşüm vaat eden anlatılar bu tabloyla uyuşmaz.

Sonucu belirleyen üç etken

1. Ebeveyn katılımı. Çocuk psikoterapisinde ebeveyn katılımının etkisini inceleyen meta-analizler, katılımın sonuçları olumlu yönde etkilediğini bildirmektedir (Dowell & Ogles, 2010). Bunun pratik anlamı şu: çocuğu haftada bir saat bırakıp geri kalan 167 saati değiştirmeyen bir düzen, beklenen sonucu vermez. Bu nedenle ebeveyn danışmanlığı bileşeni çoğu süreçte ayrılmaz bir parçadır.

2. Terapötik ilişkinin niteliği. Çocuk ve ergen psikoterapisinde terapötik ittifak ile sonuç arasındaki ilişkiyi inceleyen meta-analizler, bu ilişkinin anlamlı olduğunu göstermektedir (Karver, De Nadai, Monahan & Shirk, 2018). Bu, ilk seanslarda "hiçbir şey konuşmadılar" görüntüsünün neden boşa geçmiş bir zaman olmadığını da açıklar.

3. Sürecin tamamlanması. Çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerinde bırakma oranlarını inceleyen bir meta-analitik derleme, bu oranların yüksek olduğunu ortaya koymaktadır (de Haan, Boon, de Jong, Hoeve & Vermeiren, 2013). Yani en sık karşılaşılan sorun sürecin işlememesi değil, tamamlanmamasıdır.

Kaç seans sürer?

Klinik uygulamada çoğu çocuk ve ergen çalışması 8 ile 16 seans arasında bir çerçevede yürütülür; bu sayı değerlendirme görüşmelerini de kapsar.

Süreyi belirleyen etkenler:

  • Sorunun ne kadar süredir devam ettiği
  • Tek bir alanda mı, birden çok alanda mı görüldüğü
  • Ebeveynlerin sürece katılım düzeyi
  • Okulun iş birliğine açık olup olmaması
  • Eşlik eden başka bir tablonun bulunup bulunmaması
  • Ailedeki güncel stres düzeyi

Tek bir olaya bağlı ve yeni başlamış güçlükler daha kısa sürede toparlanır. Yıllardır süren ve birden çok alanı etkileyen tablolarda süre uzar. Seans sayısı baştan kesin olarak söylenemez; ancak dördüncü görüşme civarında gerçekçi bir öngörü paylaşılabilir.

İlerleme nasıl anlaşılır?

Ailelerin süreci erken bırakmasının en sık nedeni, tam iyileşme beklentisiyle ilerlemeyi görememektir.

İlk değişiklikler şikâyetin ortadan kalkması biçiminde görülmez. Önce şunlar fark edilir:

  • Tepkilerin şiddetinin azalması
  • Kriz sonrası toparlanma süresinin kısalması
  • Çocuğun duygusunu adlandırabilmeye başlaması
  • Sorunun sıklığının azalması
  • Çocuğun seanslara isteyerek gelmeye başlaması

Örnek: öfke nöbetleri hâlâ oluyor olabilir, ancak kırk dakika yerine on dakika sürüyordur. Bu, ilerlemenin en güvenilir göstergelerinden biridir. Bu başlıkta ayrıntılı çerçeve için çocukta öfke nöbetleri yazısına bakabilirsiniz.

Üçüncü Bölüm: Çocuğum Gitmek İstemiyor

Şunu baştan söylemek gerekiyor: çocuklar ve ergenler terapiye kendileri başvurmaz; getirilirler. Bu nedenle başlangıçtaki isteksizlik istisna değil kuraldır ve tek başına sürecin işlemeyeceği anlamına gelmez.

Neden istemiyor?

  • Ceza sanıyor. Özellikle davranış sorunları nedeniyle getirilen çocuklarda çok yaygın: "Yaramazlık yaptığım için götürüyorlar."
  • Etiketlenmekten korkuyor. "Demek ki bende bir sorun var" ya da "deli olduğumu düşünüyorlar."
  • Bilinmezlik. Nereye gittiğini ve ne olacağını bilmiyor.
  • Sadakat çatışması. Aile içi bir gerilim varsa, anlatmanın bir tarafa ihanet olacağını düşünüyor.
  • Mahremiyet kaygısı. Ergenlerde en sık neden: "Söylediklerim aileme gidecek."
  • Arkadaşlarının öğrenmesi. Ortaokul ve lise çağında ciddi bir endişe kaynağı.

Çocuğa nasıl anlatılmalı?

Dört ilke işe yarıyor:

1. Yalan söylemeyin. "Oyun oynamaya gidiyoruz" ya da "doktora değil, bir yere gidiyoruz" diyerek getirilen bir çocuk, aldatıldığını anladığında hem size hem sürece karşı kapanır. Bu, telafisi en zor hatadır.

2. Sorunu çocuğa yüklemeyin. "Senin sorunun var, düzelmen lazım" yerine: "Bu dönem evde zorlanıyoruz, bize yardım edecek biriyle konuşacağız." Bu çerçeve sorunu ailenin ortak sorunu yapar ve çocuğu savunmadan çıkarır.

3. Hedefi somutlaştırın. Soyut ifadeler yerine çocuğun kendi yaşadığı bir zorluğa bağlayın: "sabahları daha kolay geçsin", "kardeşinle daha az kavga edin", "sınav öncesi bu kadar kötü hissetme".

4. Ceza çağrışımı yaratmayın. "Böyle devam edersen seni oraya götürürüm" cümlesi süreci baştan bitirir. Terapi bir tehdit aracı olarak kullanılmamalıdır.

Yaşa uygun kısa bir açıklama, uzun ikna konuşmalarından daha etkilidir. Ne kadar çok açıklarsanız, çocuk o kadar müzakere edilebilir bir konu olduğunu düşünür.

Zorlamak mı, kararlılık mı?

Bu ikisi karıştırılır ama aynı şey değildir.

Sürükleyerek getirmek işe yaramaz; odaya girse bile açılmaz. Ancak gidip gitmemeyi tümüyle çocuğun anlık isteğine bırakmak da genellikle sürecin hiç başlamamasıyla sonuçlanır.

İşleyen yol ortadadır: gitmek müzakere konusu değildir, ama süreç çocuğa açıklanır ve ona söz hakkı tanınır. Örnek: "Gideceğiz. Ama ne konuşacağına sen karar vereceksin ve istemediğin hiçbir şeyi anlatmak zorunda değilsin."

Pratik bir öneri: ilk görüşmeyi tek seferlik bir tanışma olarak sunun. "Bir kere gidelim, sonrasına birlikte karar veririz." Kabul oranı bu çerçevede belirgin biçimde artar ve çoğu çocuk ilk seansın ardından direnci bırakır.

Yaş gruplarına göre yaklaşım

  • Okul öncesi: Uzun açıklama gerekmez. "Oyun odası olan bir yere gideceğiz, orada seninle oynayan bir amca/teyze var" yeterlidir.
  • İlkokul: Kısa, dürüst ve somut. Ceza olmadığını açıkça belirtin.
  • Ortaokul: Mahremiyet güvencesi kritiktir. Anlattıklarının ayrıntısıyla size aktarılmayacağını söyleyin.
  • Lise: Karar sürecine dahil edin. Uzmanı seçme, günü belirleme gibi küçük kararların gence bırakılması katılımı belirgin biçimde artırır.

Ergen özel durumu

Ergenlikte özerklik ihtiyacı yükseldiği için dayatılan her şey reddedilir. Bu yaşta çalışan tek çerçeve, sürecin gencin kendi süreci olarak kurulmasıdır.

İşe yarayan birkaç ayrıntı: ilk görüşmeye gencin tek başına girmesi, gizlilik sınırının onunla açıkça konuşulması ve ebeveynin "ne konuştunuz" sorgusundan uzak durması. Ergenlik dönemine özgü çerçeve için ergen danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.

Yine de reddederse

Süreç tek başına ebeveynle de başlatılabilir ve bu boşa geçen bir zaman değildir. Ebeveyn tutumlarındaki değişiklik, çocuğun davranışını doğrudan etkiler; sistemik bakışın temel önermesi budur.

Ayrıca uygulamada sık görülen bir gelişme var: evdeki iklimin değiştiğini ve kendisinin suçlanmadığını gören çocuk, bir süre sonra katılmaya istekli hâle gelir.

Ne Zaman Başvurulmalı?

Bu başlığın ayrıntılı dökümünü Aliağa'da pedagog mu arıyorsunuz yazısında ele almıştım. Kısaca özetlersek, şu durumlarda değerlendirme önerilir: güçlük iki ayı aşkın süredir devam ediyorsa, birden çok alanda görülüyorsa (ev, okul, arkadaş), çocuğun gündelik işleyişini bozuyorsa, öğretmenden tekrar eden geri bildirim geliyorsa ya da ailenin denediği çözümler sonuç vermiyorsa.

Aliağa'da Pedagog Desteği: Randevu ve Seans Düzeni

Aliağa'daki süreç ebeveyn görüşmesiyle başlar; ardından çocukla tanışma ve değerlendirme görüşmeleri yapılır, sonrasında düzenli seanslara geçilir. Dördüncü görüşme civarında aileyle tablo ve plan paylaşılır.

  • Seans süresi: 60 dakika, genellikle haftada bir.
  • Tipik süre: Çoğunlukla 8-16 seanslık bir çerçeve.
  • Yer: Aliağa / İzmir'de yüz yüze görüşme. Bergama, Dikili, Foça ve çevre ilçelerden gelen danışanlar da kabul edilmektedir.
  • Online seçenek: Ulaşımın zor olduğu durumlarda ve ergen görüşmelerinde; online psikoterapi sayfasında ayrıntılar var.
  • Kimler katılır: Küçük yaşta mümkünse her iki ebeveyn; ergenlikte gencin kendisiyle yürütülen görüşmeler öne çıkar.
  • Ebeveyn görüşmeleri: Çocuk seanslarının aralarında düzenli olarak yapılır; süreç yalnızca çocukla yürütülmez.
  • Okulla iş birliği: Ailenin onayıyla öğretmen ve rehberlik servisi geri bildirimi sürece dahil edilebilir.
  • Gizlilik: Çocuğun anlattıkları ayrıntısıyla aktarılmaz; aile sürecin gidişatı hakkında düzenli bilgilendirilir. Güvenliği ilgilendiren durumlar bu sınırın dışındadır.
  • Kapsam: Tanı bir hekim tarafından konur; danışmanlık süreci değerlendirme, yönlendirme ve müdahale bileşenlerini kapsar.
  • Ücret: Seans ücreti dönemsel olarak güncellendiğinden burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi iletişim kanallarından alabilirsiniz.
  • Randevu: WhatsApp ya da telefon: +90 544 571 11 94.

Süreç ve yöntemlere dair ayrıntılı bilgiyi Aliağa çocuk terapisi ve pedagog desteği sayfasında bulabilirsiniz. Okul dönemiyle ilgili güçlükler öne çıkıyorsa okula uyum süreci, dikkat ve çalışma düzeni başlığında dikkat eksikliği ve DEHB belirtileri yazıları tamamlayıcı çerçeve sunar.

Sık Sorulan Sorular

Pedagog seansında ne oluyor?

Süreç genellikle çocukla değil ebeveynle başlar. İlk görüşmede gelişim öyküsü, güncel şikâyet, okul bilgileri ve ailenin gündelik düzeni konuşulur; çocuk bu görüşmede bulunmaz. İkinci aşamada çocukla tanışma görüşmesi yapılır. Küçük yaşta bu görüşme ağırlıklı olarak oyun üzerinden yürür; okul çağında oyun ve konuşma birlikte kullanılır; ergenlikte doğrudan konuşma öne çıkar. Değerlendirme genellikle iki ile dört görüşme sürer ve sonunda aileye tablo aktarılarak bir plan paylaşılır. Bu aşamaya kadar müdahale başlamaz; amaç sorunu tanımaktır.

İlk görüşmeye çocuğumu getirmeli miyim?

Genellikle hayır. İlk görüşmenin ebeveynle yapılması iki nedenle tercih edilir. Birincisi, çocuğun yanında konuşulan şikâyetler onu utandırabilir ve sürece olumsuz bir başlangıç yaptırır; odaya sorunlu kişi olarak giren bir çocuk kolay kolay açılmaz. İkincisi, gelişim öyküsü ve aile düzeni gibi başlıklar ayrıntı gerektirir ve çocuğun bulunduğu bir ortamda rahatça konuşulamaz. Ergenlerde bu sıra değişebilir; bazı durumlarda gencin kendisiyle başlamak, ona sürecin kendi süreci olduğunu göstermek açısından daha işlevsel olur.

Neden oyun oynuyorlar, terapi bu mu?

Küçük çocuklarda oyun eğlence değil, çalışma dilidir. Bir çocuk duygularını yetişkin gibi anlatamaz; ancak bunları oyunda canlandırabilir. Kardeş kıskançlığı, ayrılık kaygısı ya da bir korku, oyuncaklar üzerinden kurulan sahnelerde görünür hâle gelir. Çocuk merkezli oyun terapisi yaklaşımlarının etkililiğine dair meta-analizler orta düzeyde etki bildirmekte ve ebeveyn katılımının sonucu olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Dışarıdan bakıldığında oyun gibi görünen şey, aslında yapılandırılmış bir değerlendirme ve müdahale aracıdır.

Seansta ben de odada bulunabilir miyim?

Bu, çocuğun yaşına ve çalışılan konuya göre belirlenir. Çok küçük çocuklarda ya da ayrılık kaygısının belirgin olduğu durumlarda ilk görüşmelerde ebeveynin odada bulunması yararlı olabilir ve zamanla kademeli olarak ayrılınır. Buna karşılık okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde ebeveynin odada bulunması genellikle çocuğun açılmasını engeller; söyleyeceklerini sizin tepkinize göre ayarlar. Bu nedenle çalışmanın büyük bölümü çocukla baş başa yürütülür ve ebeveynle ayrı görüşmeler yapılır.

Çocuğumun anlattıkları bana söylenir mi?

Bu konudaki çerçevenin ilk görüşmede netleştirilmesi gerekir ve uygulamada yaygın kabul gören yaklaşım şudur: çocuğun anlattıkları ayrıntısıyla aktarılmaz, ancak ebeveyn sürecin gidişatı hakkında düzenli olarak bilgilendirilir. Yani size seansın dökümü değil, tablonun özeti ve ne yapılması gerektiği aktarılır. Bu sınırın nedeni işlevseldir: her anlattığının anne babasına iletileceğini bilen bir çocuk anlatmayı bırakır. Bununla birlikte çocuğun ya da bir başkasının güvenliğini ilgilendiren durumlar bu sınırın dışındadır ve aileyle paylaşılır. Ergen görüşmelerinde bu çerçevenin gençle de açıkça konuşulması önemlidir.

Seanstan sonra çocuğuma ne sormalıyım?

Mümkün olduğunca az şey. Araba yolunda başlayan ne konuştunuz, ne anlattın türü sorgular çocuğu sıkıştırır ve bir sonraki seansta daha kapalı olmasına yol açar. İşleyen yaklaşım, konuşmayı çocuğun kendisine bırakmaktır; anlatmak isterse zaten anlatır. Sorulacaksa tek bir açık soru yeterlidir: nasıldı. Ayrıca seans çıkışında çocuğun sessiz olması olumsuz bir işaret değildir; duygusal olarak yoğun bir saatin ardından toparlanma süresine ihtiyaç duyar.

Pedagog desteği gerçekten işe yarıyor mu?

Çocuk ve ergen psikoterapisi üzerine elli yılı aşkın araştırmayı birleştiren kapsamlı bir meta-analiz, psikolojik müdahalelerin ortalama olarak küçük ile orta arasında bir etki ürettiğini bildirmektedir. Aynı çalışmanın önemli bir bulgusu, etkinin sorun türüne göre değişmesidir: kaygı başlığında etkiler daha güçlüyken, birden çok sorunun bir arada bulunduğu tablolarda daha düşüktür. Ayrıca ebeveyn katılımının sonucu olumlu yönde etkilediği ve terapötik ilişkinin niteliğinin sonuçla ilişkili olduğu bildirilmektedir. Kısacası destek işe yarar, ancak sihirli bir çözüm değildir ve sonucu belirleyen etkenlerin önemli bir bölümü seans odasının dışındadır.

Kaç seans sürer?

Klinik uygulamada çoğu çocuk ve ergen çalışması 8 ile 16 seans arasında bir çerçevede yürütülür; bu sayı değerlendirme görüşmelerini de kapsar. Süreyi belirleyen etkenler şunlardır: sorunun ne kadar süredir devam ettiği, birden fazla alanda mı görüldüğü, ebeveynlerin sürece katılımı, okulun iş birliği ve eşlik eden başka bir tablonun bulunup bulunmadığı. Tek bir olaya bağlı ve yeni başlamış güçlükler daha kısa sürede toparlanırken, yıllardır süren ve birden çok alanı etkileyen tablolarda süre uzar. Seans sayısı baştan kesin olarak söylenemez; ancak dördüncü görüşme civarında gerçekçi bir öngörü paylaşılabilir.

Ne zaman sonuç alınmaya başlanır?

İlk değişiklikler genellikle şikâyetin tamamen ortadan kalkması biçiminde görülmez. Uygulamada önce şunlar fark edilir: tepkilerin şiddetinin azalması, kriz sonrası toparlanma süresinin kısalması ve çocuğun duygusunu adlandırabilmeye başlaması. Örneğin öfke nöbetleri hâlâ oluyor olabilir, ancak kırk dakika yerine on dakika sürüyordur. Bu ara göstergeler önemlidir çünkü ailelerin süreci erken bırakmasının en sık nedeni, tam iyileşme beklentisiyle ilerlemeyi görememektir. Seanslarda bu göstergelerin birlikte izlenmesi önerilir.

Çocuğum gitmek istemiyor, zorlamalı mıyım?

Çocuklar ve ergenler terapiye kendileri başvurmaz; getirilirler. Bu nedenle başlangıçtaki isteksizlik istisna değil kuraldır ve tek başına sürecin işlemeyeceği anlamına gelmez. Zorlama ile kararlılık arasındaki ayrım belirleyicidir: sürükleyerek getirmek işe yaramaz, ancak gidip gitmemeyi tümüyle çocuğun anlık isteğine bırakmak da genellikle sürecin hiç başlamamasıyla sonuçlanır. İşleyen yol, gitmenin bir müzakere konusu olmaktan çıkarılması ama sürecin çocuğa açıklanması ve ona söz hakkı tanınmasıdır. İlk görüşme tek seferlik bir tanışma olarak sunulduğunda kabul oranı belirgin biçimde artar.

Çocuğuma terapiyi nasıl anlatmalıyım?

Dört ilke işe yarar. Birincisi yalan söylememek; oyun oynamaya gidiyoruz diyerek getirilen bir çocuk, aldatıldığını anladığında hem size hem sürece karşı kapanır. İkincisi sorunu çocuğa yüklememek; senin sorunun var yerine bu dönem evde zorlanıyoruz, bize yardım edecek biriyle konuşacağız çerçevesi daha iyi işler. Üçüncüsü hedefi somutlaştırmak; sabahları daha kolay geçsin, kardeşinle daha az kavga edin gibi. Dördüncüsü ceza çağrışımı yaratmamak; yaramazlık yaptığın için gidiyoruz cümlesi süreci baştan bitirir. Yaşa uygun kısa bir açıklama, uzun ikna konuşmalarından daha etkilidir.

Aliağa'da pedagog desteği nasıl alınır, seans düzeni nedir?

Aliağa'daki süreç ebeveyn görüşmesiyle başlar; ardından çocukla tanışma ve değerlendirme görüşmeleri yapılır, sonrasında düzenli seanslara geçilir. Görüşmeler 60 dakikadır ve genellikle haftada bir yürütülür; çoğunlukla 8-16 seanslık bir çerçeve kullanılır. Küçük yaş grubunda çalışmanın önemli bir bölümü ebeveynlerle yürütülür; ergenlerde gencin kendisiyle yapılan görüşmeler öne çıkar. Ailenin onayıyla öğretmen ve okul rehberlik servisi geri bildirimi sürece dahil edilebilir. Aliağa'da yüz yüze görüşme yapılmakta olup Bergama, Dikili, Foça ve çevre ilçelerden gelen danışanlar da kabul edilmektedir; ulaşımın zor olduğu durumlarda online görüşme mümkündür. Seans ücreti dönemsel olarak güncellendiğinden burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi WhatsApp ya da telefon üzerinden alabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. de Haan, A. M., Boon, A. E., de Jong, J. T. V. M., Hoeve, M., & Vermeiren, R. R. J. M. (2013). A meta-analytic review on treatment dropout in child and adolescent outpatient mental health care. Clinical Psychology Review, 33(5), 698-711.
  2. Dowell, K. A., & Ogles, B. M. (2010). The effects of parent participation on child psychotherapy outcome: A meta-analytic review. Journal of Clinical Child & Adolescent Psychology, 39(2), 151-162.
  3. Karver, M. S., De Nadai, A. S., Monahan, M., & Shirk, S. R. (2018). Meta-analysis of the prospective relation between alliance and outcome in child and adolescent psychotherapy. Psychotherapy, 55(4), 341-355.
  4. Lin, Y.-W., & Bratton, S. C. (2015). A meta-analytic review of child-centered play therapy approaches. Journal of Counseling & Development, 93(1), 45-58.
  5. Weisz, J. R., Kuppens, S., Ng, M. Y., ve ark. (2017). What five decades of research tells us about the effects of youth psychological therapy: A multilevel meta-analysis and implications for science and practice. American Psychologist, 72(2), 79-117.

Son güncelleme: 29 Eylül 2026

İlk Görüşme Bir Taahhüt Değil

İlk adım, çocuğunuzu bir odaya sokmak değil; tabloyu birlikte anlamak. Ebeveyn görüşmesiyle başlayıp nasıl ilerleyeceğimize sonrasında karar verebiliriz. Aliağa'da yüz yüze, Bergama ve çevre ilçelerden ulaşım ya da online görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu ve Bilgi Alın

Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; psikolojik değerlendirme, tanı veya tedavinin yerine geçmez, ilaç önerisi içermez. Kişisel bir güçlük yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Kadir Şahbaz

Kadir Şahbaz

Psikolojik Danışman ve Sistemik Psikoterapist

Aliağa'da birey, çift, çocuk, ergen ve ailelerle çalışan psikolojik danışman ve sistemik psikoterapisttir. Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamladı; sistemik psikoterapi eğitimini Sistemik Psikoterapi Enstitüsü'nde aldı. Çalışmalarında sistemik yaklaşımın yanı sıra bilişsel davranışçı yöntemlerden ve EMDR'den yararlanır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yapmakta olup tez çalışması ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin psikolojik sağlamlık, duygu düzenleme ve bilişsel esneklik düzeyleri üzerinedir.

Kadir Şahbaz hakkında ayrıntılı bilgi →
WhatsApp ile Ulaşın