Stres ve Kişisel Gelişim

Öfke Kontrolü: Öfke Anında Ne Yapmalı ve Uzun Vadede Nasıl Yönetilir?

Yazar: Kadir Şahbaz | Yayın Tarihi: 1 Ağustos 2026 | Güncelleme: 1 Ağustos 2026

Öfke kontrolü ve öfke yönetimi danışmanlığı

Öfke kontrolü arayan çoğu kişi aynı sahneyi tarif eder: o an kendini durduramamak, sonra pişmanlık, ardından "bir daha yapmayacağım" sözü — ve birkaç gün sonra aynı şeyin tekrarı.

Bu döngüyü kırmanın iki ayrı işi vardır ve karıştırıldıklarında ikisi de işe yaramaz: kriz anını yönetmek ve öfkenin eşiğini uzun vadede yükseltmek. Aşağıda ikisini de ayrı ayrı ele alıyorum.

Baştan bir sınır: ilişkinizde fiziksel şiddet, tehdit ya da korku varsa bu yazı yeterli bir yanıt değildir. Acil durumlarda 112, kolluk için 155, danışma ve destek için ALO 183 Sosyal Destek Hattı aranmalıdır.

Öfke Kötü Bir Duygu mu?

Hayır — ve bu, yazının en önemli cümlesi olabilir.

Öfke işlevsel bir duygudur. Size bir sınırın aşıldığını, bir haksızlık yaşandığını ya da bir ihtiyacın karşılanmadığını bildirir. Öfkesini hiç hissetmeyen bir kişi, kendi sınırlarını da fark edemez; hayır diyemez, kullanılmaya açık hâle gelir.

Sorun duygunun kendisinde değil, ifade biçiminde ve şiddetinde. Bu nedenle terapinin hedefi öfkeyi ortadan kaldırmak değil, onu zarar vermeden ve işe yarar biçimde ifade edebilmektir. "Bir daha asla sinirlenmeyeceğim" hedefi gerçekçi değildir ve genellikle bastırmayla sonuçlanır.

Öfkenin Altında Ne Var?

Klinikte en çok fark yaratan bilgi bu. Öfke sıklıkla ikincil bir duygudur — yani altında başka bir duygu bulunur ve öfke onu örter.

En sık karşılaştıklarım:

  • İncinme. Değersizleştirildiğini, görülmediğini hissetmek.
  • Korku. Kontrolü kaybetme, kaybetme, başarısız olma korkusu.
  • Utanç. Yakalanmak, hatalı bulunmak. Utanç, öfkeye en hızlı dönüşen duygudur.
  • Çaresizlik. Elinden bir şey gelmediğini hissetmek.
  • Yorgunluk ve aşırı yüklenme. En yaygın ve en çok küçümsenen tetikleyici.

Bu duyguların ortak özelliği kırılganlık taşımalarıdır. Öfke ise güç hissi verir. Bu nedenle zihin, kırılganlığı öfkeyle örter — bu bilinçli bir seçim değildir, otomatik bir korunmadır.

Pratik sonucu şudur: "Neden bu kadar sinirlendim?" sorusu genellikle bir yere varmaz. İşe yarayan soru şudur: "O an başka ne hissediyordum?"

Patlama ve Bastırma: Aynı Döngünün İki Ucu

Öfkeyle baş etmenin iki yaygın yolu var ve ikisi de sorunlu.

Patlama: Bağırmak, kırıcı şeyler söylemek, eşyaya zarar vermek. O an rahatlatır — ve bu rahatlama davranışı pekiştirir. Ancak ardından pişmanlık, utanç ve ilişkilerde birikmiş hasar gelir.

Bastırma: Hiçbir şey söylememek, "geçer" demek, yutmak. Bu da çözüm değildir; öfke ortadan kalkmaz, birikir. İki biçimde geri döner:

  • Orantısız patlama: Haftalarca sessiz kalıp önemsiz bir olayda taşmak. Çevredekiler "bu kadar şeye mi" der; oysa taşan şey o olay değildir.
  • Bedene yansıma: Baş ağrısı, çene ve omuz gerginliği, uyku sorunları, sindirim şikâyetleri.
  • Pasif saldırganlık: Konuşmama, işi yavaşlatma, iğneleme, unutuyormuş gibi yapma.

İşe yarayan yol üçüncü seçenektir: öfkeyi bastırmak da boşaltmak da değil — adlandırıp uygun zamanda ve uygun biçimde ifade etmek.

"Boşaltmak rahatlatır" inanışı üzerine

Yastığa vurmak, bağırmak ya da öfkeyi saldırgan biçimde dışa vurmanın onu azalttığı yaygın bir inanıştır; ancak araştırma desteği zayıftır. Aksine bu tür davranışların öfkeyi ve saldırganlığı artırabildiğine işaret eden bulgular vardır.

Nedeni şu: öfkeli davranışı prova etmek bedensel uyarılmayı sürdürür. Oysa öfkeyi düşüren şey uyarılmanın azalmasıdır. Bu yüzden işe yarayan etkinlikler farklıdır: yavaş nefes verme, kademeli gevşeme ve tempolu yürüyüş gibi ritmik hareketler.

Öfke Anında Ne Yapmalı? 7 Adım

Kriz anının kuralı tektir: bu an sorunu çözme anı değildir. Amaç uyarılma düşene kadar hasar vermeden beklemektir.

1. Bedendeki ilk işareti yakalayın. Öfke sıfırdan yüze çıkmaz; bir eğrisi vardır. Çenenin kilitlenmesi, ellerin yumruk olması, göğsün ısınması, sesin yükselmeye başlaması. Bu işaretler kişiye özgüdür ve sakin bir zamanda belirlenmelidir. Erken fark edilen öfke yönetilebilir, zirvedeki öfke yönetilemez.

2. Ortamdan geçici olarak uzaklaşın — ve geri dönme saatini söyleyin. Bu ikinci kısım kritiktir. Sessizce odayı terk etmek, karşı tarafta terk edilme ya da cezalandırılma anlamı üretir. Doğru cümle: "Şu an çok gerginim, yirmi dakika ara verelim, sonra devam edelim."

3. Nefes vermeye odaklanın. Nefes almaya değil vermeye. Dört sayarak alın, altı sayarak yavaşça verin. Verme süresinin uzun olması bedensel uyarılmayı düşürür.

4. İç konuşmayı durdurun. Öfkeyi asıl büyüten şey olay değil, olay hakkında zihnin kurduğu cümlelerdir: "Bunu bilerek yaptı", "hep böyle", "beni hiç umursamıyor". Bu cümleler tekrarlandıkça öfke düşmez, yükselir. Ara sırasında yapılacak en önemli şey tartışmayı zihinde sürdürmemektir.

5. Kararı ve mesajı erteleyin. Öfke anında hiçbir karar verilmez, hiçbir mesaj gönderilmez, hiçbir şey yazılmaz. Öfke geçtiğinde aynı cümleyi yine kurmak isteyip istemediğinize bakarsınız.

6. Bedeni hareketle boşaltın. Yürüyüş, merdiven, soğuk su. Amaç saldırganlığı prova etmek değil, uyarılmayı düşürmek.

7. Sakinleştikten sonra geri dönün. Bu adım atlanırsa ara, kaçınmaya dönüşür ve güveni zedeler. Geri dönüşte "sen" ile değil "ben" ile başlayın: "Az önce çok kızdım. Beni asıl üzen şey şuydu."

Bu adımların hepsinin ortak koşulu şudur: kriz anında değil, öncesinde çalışılmış olmaları. Öfkenin zirvesinde yeni bir teknik öğrenilmez.

Bu yedi adımı kendi tetikleyicilerinize göre uyarlamak ve sakin bir zamanda prova etmek için öfke yönetimi danışmanlığı kapsamında birlikte çalışılabilir.

Uzun Vadede: Eşiği Yükseltmek

Kriz anı teknikleri gereklidir ama yeterli değildir. Asıl kazanç, öfkenin o kadar sık ve o kadar hızlı yükselmemesinden gelir. Bunun için eşiği düşüren etkenlerle çalışılır.

Bedensel eşik

  • Uyku. Uykusuzluk, öfke eşiğini düşüren en güçlü tek etkendir. Öfke sorununu konuşurken ilk baktığım yer burasıdır.
  • Açlık ve kan şekeri. Küçümsenir, ancak akşamüstü patlamalarının önemli bir bölümü buradan gelir.
  • Alkol. Dürtü denetimini doğrudan zayıflatır.
  • Kronik ağrı ve bedensel hastalıklar. Sürekli rahatsızlık, tahammülü düşürür.
  • Hareketsizlik. Düzenli fiziksel etkinlik, birikmiş gerginliğin boşalmasını sağlar.

Zihinsel eşik

Öfkeyi büyüten düşünce kalıpları üzerinde çalışılır:

  • Zihin okuma: "Bunu bana inat yaptı."
  • Aşırı genelleme: "Hep böyle, hiç değişmeyecek."
  • Katı kurallar: "Böyle olmamalıydı", "herkes şunu bilmeli."
  • Felaketleştirme: "Bu iş tamamen mahvoldu."

Bu kalıpların ortak özelliği, olayı bir saldırı olarak yorumlamalarıdır. Yorum değiştiğinde öfkenin şiddeti de değişir.

İlişkisel eşik

Sistemik bakışla öfke çoğu zaman tek kişilik bir olay değildir. Aynı evde, aynı saatte, aynı konuda tekrarlanıyorsa bir döngü var demektir. Çift ilişkisinde bu döngü genellikle yakınlık ve mesafe dinamiğiyle iç içedir; yakınlık ve mesafe döngüsü yazısında ayrıntılı ele aldım.

Yük eşiği

Öfkenin arttığı dönemlerin çok büyük bölümünde altta biriken bir yük vardır: iş yükü, bakım sorumluluğu, ekonomik baskı. Bu tabloda öfke bir neden değil, bir göstergedir. Tükenmişlik öndeyse tükenmişlik sendromu yazısı yol gösterebilir.

Öfke Hangi Tablolara Eşlik Eder?

Öfke tek başına bir tanı değildir. Tanı sınıflandırmalarında aralıklı patlayıcı bozukluk gibi sınırlı bir başlık bulunur; ancak öfke çoğu zaman başka tabloların parçası olarak görülür:

  • Depresyon. Özellikle erkeklerde depresyon, çökkünlükten çok sinirlilik ve tahammülsüzlük biçiminde görünebilir; depresyon belirtileri yazısı bu ayrımı ele alıyor.
  • Kaygı bozuklukları. Sürekli tetikte olma hâli, tahammülü düşürür.
  • Travma sonrası stres. Aşırı uyarılmışlık öfke patlamalarıyla görünür hâle gelebilir; travma sonrası stres ve EMDR psikoterapisi bu tabloda devreye girer.
  • Tükenmişlik ve uyku yoksunluğu.
  • Bedensel durumlar ve ilaçlar. Tiroid işlev bozukluğu, bazı nörolojik tablolar ve bazı ilaçlar. Ani başlayan ve kişilik değişikliğine eşlik eden öfke için hekim değerlendirmesi önerilir.

Ebeveynseniz: Bağırma ve Onarım

En sık gelen suçluluk konularından biri bu: "Çocuğuma bağırdım, kendimi berbat hissediyorum."

Söylenmesi gereken şu: bağırmamış ebeveyn neredeyse yoktur. Belirleyici olan tek tek anlar değil, genel örüntü ve onarımın yapılıp yapılmadığıdır.

Sakinleştikten sonra çocuğa dönüp "biraz önce sesimi yükselttim, bu benim hatamdı; kural yine aynı ama böyle söylememeliydim" demek, çocuğa aynı anda iki şey öğretir: ilişkiler onarılabilir ve öfke yönetilebilir. Bu konuyu çocuğa sınır koyma yazısında ve çocukta öfke nöbetleri yazısında da ele aldım.

Sık tekrarlanan bir öfke söz konusuysa, bu ebeveynin kendi yükünü ele almasını gerektiren ayrı bir başlıktır — ve çocuğa yapılabilecek en doğrudan katkılardan biridir.

Şiddet Söz Konusuysa: Ayrı Bir Başlık

Bu bölümü atlamamak gerekiyor.

Fiziksel şiddet, tehdit, korkutma ya da eşyaya zarar vererek yıldırma söz konusuysa tek başına öfke kontrolü çalışması yeterli bir yanıt değildir. Şiddet çoğu zaman yalnızca bir duygu düzenleme sorunu değil; denetim ve güç örüntüsüyle de ilgilidir. Bu ayrım yapılmadan yürütülen bir çalışma, riski azaltmak yerine gizleyebilir.

Böyle bir tabloda öncelik güvenliktir. Acil durumlarda 112, kolluk için 155, danışma ve destek için ALO 183 Sosyal Destek Hattı aranmalıdır. Şiddete maruz kalan taraf için ayrıca toksik ilişki yazısında güvenlikle ilgili bölüm bulunuyor.

Terapide Ne Yapılıyor?

Öfke tedavisi, üzerinde çok sayıda kontrollü çalışma yapılmış bir alandır. 50 çalışmayı ve 1.640 katılımcıyı kapsayan meta-analizde bilişsel davranışçı yaklaşımların ortalama etki büyüklüğü 0,70 bulunmuştur; bunun anlamı, tedavi alan ortalama bir kişinin öfke düzeyi açısından tedavi almayanların yaklaşık %76'sından daha iyi durumda olmasıdır.

Sonraki derlemelerde de ortalama etki büyüklükleri 0,64 ile 1,16 aralığında, yani orta ile güçlü düzeyde bildirilmiştir. Ayrıca seans süresi ile tedavi sonucu arasında olumlu bir ilişki bulunmuştur — yani süreci yarıda bırakmamak sonucu doğrudan etkiler.

Tipik bir sürecin basamakları:

  1. Değerlendirme: Öfkenin hangi durumlarda ve kimlerle yükseldiği, sıklığı, şiddeti, sonuçları, risk değerlendirmesi ve eşlik eden tablolar.
  2. Öfke günlüğü: Bir hafta boyunca tetikleyici, bedensel işaret, düşünce ve sonuç kaydedilir. Örüntü çoğu zaman bu kayıtta net biçimde çıkar.
  3. Erken uyarı işaretleri: Kişiye özgü bedensel sinyaller belirlenir.
  4. Bedensel düzenleme: Nefes ve kademeli gevşeme çalışılır, ev alıştırmasıyla pekiştirilir.
  5. Bilişsel çalışma: Öfkeyi büyüten yorumlar ele alınır.
  6. Altındaki duygu: İncinme, korku, utanç ve çaresizliğin adlandırılması ve doğrudan ifade edilmesi.
  7. İletişim becerileri: Ben dili, sınır koyma, hayır diyebilme. Bu bölümde ilişkilerde sağlıklı iletişim yazısındaki araçlar da kullanılır.
  8. Kademeli uygulama: Kolay durumlardan başlanarak gerçek hayatta denenir.
  9. Nüksün önlenmesi: Riskli dönemler ve erken uyarılar için bir plan yazılır.

Görüşmeler 60 dakika ve genellikle haftada bir yapılır; uygulamada 8-16 seanslık bir çerçeve yaygındır. Süreç ve yöntemler için öfke yönetimi sayfasına bakabilirsiniz.

Ne Zaman Destek Almalı?

  • Öfke patlamalarından sonra düzenli olarak pişmanlık yaşıyorsanız
  • Yakınlarınız öfkenizden çekiniyorsa
  • Eşyaya zarar verdiyseniz
  • İş yerinde ya da trafikte sorun yaşamaya başladıysanız
  • Çocuğunuza karşı kendinizi durduramadığınız anlar oluyorsa
  • Öfkenizi bastırıyor ve bunun bedeninize yansıdığını fark ediyorsanız
  • Öfke kontrolü için denedikleriniz sonuç vermiyorsa
  • Fiziksel şiddet yaşandıysa — beklemeden

Aliağa'da Öfke Yönetimi: Randevu ve Seans Düzeni

Aliağa'daki görüşmelerde süreç şöyle işler: ilk seansta öfkenin hangi durumlarda yükseldiği, bedensel işaretler ve şu ana kadar denenenler çıkarılır. İkinci seanstan itibaren öfke günlüğü ve bedensel düzenleme çalışması başlar; ardından bilişsel çalışma ve iletişim becerilerine geçilir.

  • Seans süresi: 60 dakika, genellikle haftada bir.
  • Tipik süre: Çoğunlukla 8-16 seanslık bir çerçeve.
  • Yer: Aliağa / İzmir'de yüz yüze görüşme.
  • Online seçenek: Türkiye'nin her yerinden ve yurt dışından çevrim içi görüşme; online psikoterapi sayfasında ayrıntılar var.
  • Bireysel ya da çift: Öfke bir ilişki döngüsünün parçasıysa çift görüşmesi de değerlendirilebilir.
  • Gizlilik: Görüşmelerde paylaşılan her bilgi meslek etiği ve yasal düzenlemeler çerçevesinde gizli tutulur.
  • Ücret: Seans ücreti dönemsel olarak güncellendiğinden burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi iletişim kanallarından alabilirsiniz.
  • Randevu: WhatsApp ya da telefon: +90 544 571 11 94.

Ayrıntılı bilgi için Aliağa öfke yönetimi sayfasına bakabilirsiniz. Öfke iş kaynaklı bir tükenmeyle birlikte gidiyorsa tükenmişlik ve iş stresi, genel gerginlik öndeyse stres yönetimi daha uygun bir başlangıç olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Öfke anında ne yapmalı?

Öfke anında amaç tartışmayı çözmek değil, uyarılma düşene kadar hasar vermeden beklemektir. Sırasıyla: bedendeki ilk işareti fark edin, ortamdan geçici olarak uzaklaşın ve geri dönme saatini söyleyin, nefes vermeye odaklanın, öfkeyi büyüten iç konuşmayı durdurun, kararı ve mesajı erteleyin, bedeni hareketle boşaltın ve sakinleştikten sonra konuya geri dönün. Bu adımların sakin zamanlarda çalışılmış olması, kriz anında devreye girmelerini kolaylaştırır.

Öfke kötü bir duygu mu?

Hayır. Öfke, bir sınırın aşıldığını, bir haksızlık yaşandığını ya da bir ihtiyacın karşılanmadığını bildiren işlevsel bir duygudur. Sorun duygunun kendisi değil, ifade biçimi ve şiddetidir. Terapinin hedefi de öfkeyi ortadan kaldırmak değildir; çünkü öfkesini hiç hissetmeyen kişi kendi sınırlarını da fark edemez. Hedef, öfkeyi zarar vermeden ve işe yarar biçimde ifade edebilmektir.

Öfkenin altında hangi duygular olur?

Öfke sıklıkla ikincil bir duygudur; yani altında başka bir duygu bulunur. En sık karşılaşılanlar şunlardır: incinme ve değersiz hissetme, korku ve kontrol kaybı, utanç ve yakalanma duygusu, çaresizlik, yorgunluk ve aşırı yüklenme. Bu duygular kırılganlık taşıdığı için öfkeyle örtülür; çünkü öfke güç hissi verir. Terapide yapılan işin önemli bir bölümü, o an neyin örtüldüğünü fark edip doğrudan ifade edebilmektir.

Öfkeyi bastırmak zararlı mı?

Bastırma da patlama kadar sorunludur; ikisi aynı döngünün iki ucudur. Bastırılan öfke ortadan kalkmaz, birikir ve genellikle orantısız bir anda dışarı çıkar ya da bedene yansır: baş ağrısı, gerginlik, uyku sorunları, sindirim şikâyetleri. Ayrıca bastırma sık sık pasif saldırganlığa dönüşür: konuşmama, işi yavaşlatma, iğneleme. İşe yarayan üçüncü yol, öfkeyi bastırmak ya da boşaltmak değil; adlandırıp uygun zamanda ve uygun biçimde ifade etmektir.

Yastığa vurmak ya da bağırmak rahatlatır mı?

Yaygın inanışın aksine, öfkeyi saldırgan biçimde boşaltmanın onu azalttığına dair destek zayıftır; araştırmalar bu tür davranışların öfkeyi ve saldırganlığı artırabildiğine işaret etmektedir. Bunun nedeni, öfkeli davranışın prova edilmesiyle bedensel uyarılmanın da sürdürülmesidir. Buna karşılık uyarılmayı düşüren etkinlikler işe yarar: yavaş nefes verme, gevşeme çalışması ve tempolu yürüyüş gibi ritmik hareketler.

Öfke kontrolü terapisi işe yarıyor mu?

Evet, bu alanda kanıt güçlüdür. Elli çalışmayı ve 1.640 katılımcıyı kapsayan meta-analizde bilişsel davranışçı yaklaşımların ortalama etki büyüklüğü 0,70 bulunmuş; bunun anlamı, tedavi alan ortalama bir kişinin öfke düzeyi açısından tedavi almayanların yaklaşık yüzde 76'sından daha iyi durumda olmasıdır. Sonraki derlemelerde de ortalama etki büyüklükleri 0,64 ile 1,16 aralığında, yani orta ile güçlü düzeyde bildirilmiştir. Klinik uygulamada haftada bir, 60 dakikalık görüşmelerle 8-16 seanslık bir çerçeve yaygındır.

Öfke sorunu bir hastalık mı?

Öfke tek başına bir tanı değildir. Tanı sınıflandırmalarında aralıklı patlayıcı bozukluk gibi sınırlı bir başlık bulunur, ancak öfke çoğu zaman başka tabloların parçası olarak görülür: depresyon, kaygı bozuklukları, travma sonrası stres, tükenmişlik, uyku yoksunluğu ve bazı bedensel durumlar. Bu nedenle değerlendirmede yalnızca öfkeye değil, eşlik eden tabloya da bakılır. Ayrıca ani başlayan ve kişilik değişikliğine eşlik eden öfke için hekim değerlendirmesi önerilir.

Çocuğuma bağırdığım için kendimi suçlu hissediyorum, ne yapmalıyım?

Ebeveynlik, tek tek anlarla değil genel örüntüyle şekillenir; zaman zaman sesini yükseltmiş olmak kalıcı bir hasar anlamına gelmez. Belirleyici olan, o anlardan sonra onarımın yapılıp yapılmadığıdır: sakinleştikten sonra çocuğa dönüp olanı adlandırmak ve bağı yeniden kurmak, çocuğa hem ilişkilerin onarılabilir olduğunu hem de öfkenin nasıl yönetildiğini öğretir. Sık tekrarlanan bir öfke söz konusuysa, ebeveynin kendi yükünü ele alması ayrı bir başlık olarak çalışılır.

İlişkimde şiddet varsa öfke kontrolü yeterli mi?

Hayır. Fiziksel şiddet, tehdit ya da korku söz konusuysa öncelik güvenliktir ve tek başına öfke kontrolü çalışması yeterli bir yanıt değildir. Şiddet çoğu zaman yalnızca bir duygu düzenleme sorunu değil, denetim ve güç örüntüsüyle de ilgilidir; bu nedenle farklı bir çerçeve gerekir. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi, kolluk için 155, danışma ve destek için ALO 183 Sosyal Destek Hattı aranmalıdır.

Aliağa'da öfke yönetimi danışmanlığı nasıl yürüyor, ücreti ne kadar?

Görüşmeler 60 dakika ve genellikle haftada bir yapılır; Aliağa ve İzmir'de yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden ve yurt dışından online yürütülebilir. Uygulamada 8-16 seanslık bir çerçeve yaygındır. İlk seansta öfkenin hangi durumlarda yükseldiği, bedensel işaretler ve şu ana kadar denenenler çıkarılır. Seans ücreti dönem dönem güncellendiği için burada sabit bir rakam paylaşılmaz; güncel bilgiyi WhatsApp ya da telefon üzerinden alabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Beck, R., & Fernandez, E. (1998). Cognitive-behavioral therapy in the treatment of anger: A meta-analysis. Cognitive Therapy and Research, 22(1), 63-74. (50 çalışma; 1.640 katılımcı)
  2. Del Vecchio, T., & O'Leary, K. D. (2004). Effectiveness of anger treatments for specific anger problems: A meta-analytic review. Clinical Psychology Review, 24(1), 15-34.
  3. Saini, M. (2009). A meta-analysis of the psychological treatment of anger: Developing guidelines for evidence-based practice. Journal of the American Academy of Psychiatry and the Law, 37(4), 473-488.
  4. Novaco, R. W. (1975). Anger control: The development and evaluation of an experimental treatment. Lexington, MA: Lexington Books.
  5. Bushman, B. J. (2002). Does venting anger feed or extinguish the flame? Catharsis, rumination, distraction, anger, and aggressive responding. Personality and Social Psychology Bulletin, 28(6), 724-731.
  6. Kjærvik, S. L., & Bushman, B. J. (2024). A meta-analytic review of anger management activities that increase or decrease arousal: What fuels or douses rage? Clinical Psychology Review, 109, 102414.
  7. American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed., text rev.). Intermittent Explosive Disorder.

Son güncelleme: 1 Ağustos 2026

Öfke Yönetilebilir Bir Alandır

Bu, psikoterapinin kanıt açısından en güçlü durduğu başlıklardan biri. Kriz anı planınızı ve uzun vadeli çalışmayı birlikte kurabiliriz. Aliağa'da yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.

Randevu ve Bilgi Alın

Bu yazı yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; psikolojik değerlendirme, tanı veya tedavinin yerine geçmez, ilaç önerisi içermez. Kişisel bir güçlük yaşıyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Kadir Şahbaz

Kadir Şahbaz

Psikolojik Danışman ve Sistemik Psikoterapist

Aliağa'da birey, çift, çocuk, ergen ve ailelerle çalışan psikolojik danışman ve sistemik psikoterapisttir. Lisans eğitimini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamladı; sistemik psikoterapi eğitimini Sistemik Psikoterapi Enstitüsü'nde aldı. Çalışmalarında sistemik yaklaşımın yanı sıra bilişsel davranışçı yöntemlerden ve EMDR'den yararlanır. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde aynı alanda yüksek lisans yapmakta olup tez çalışması ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin psikolojik sağlamlık, duygu düzenleme ve bilişsel esneklik düzeyleri üzerinedir.

Kadir Şahbaz hakkında ayrıntılı bilgi →
Takvim Randevusu Al
WhatsApp ile Ulaşın